Dolar : Alış : 5.6929 / Satış : 5.7031
Euro : Alış : 6.3830 / Satış : 6.3945
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1483 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

YÜKSEK AK-KİMLER DEDİ Kİ…

15 Mayıs 2019 - 18 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»YÜKSEK AK-KİMLER DEDİ Kİ…
YÜKSEK AK-KİMLER DEDİ Kİ…

YSK, benim de tahmin ettiğim yönde, istanbul seçimlerinin yenilenmesi
yolunda karar verdi. Hukukla zerre ilgisi olmayan bir kararın
hukukiliğini tartışmak saçma. Buna girmeyeceğim.
Peki İstanbul’u; yani arpalığını kaybetmemek için tüm Türkiye’yi
ateşe atma gafletini gösteren AKP, yenilenecek Istanbul BB seçimini
kazanabilir mi? Doğal yollardan asla. İyice bilenmiş bir İmamoğlu,
kenetlenmiş bir muhalefet cephesi; üstelik İmamoğlu’na haksızlık
yapıldığını bilen yüzbinlerce vicdanlı AKP seçmeni ve bu halkın,
mağdurdan yana olma yolundaki denenmiş eğilimi ile normalde
bu olanaksızdır.
Öyleyse AKP bu riski neden göze aldı?
İlk ve en faydacı neden, bu kentteki yağmayı, sürdürebildiği kadar
sürdürmek ve geride boş bir kasa bırakmak. Belediyenin kaynaklarını
avuç ortaklarına peşkeş çekmek. İkincisi ise asla beklemediği
bir sonuç nedeniyle ortaya çıkan foyaları, çalıp çırpmaları, talanları
saklayabilmek için uygun ortam ve yeterli zaman kazanmak.
AKP’nin bu seçimi kazanma ihtimali de var elbet ve o da HDP
seçmenine bağlı. Ki gidişat da o yöne doğru gelişmekte. YSK’nın
seçimi geveleme sürecini ve sonrasını analiz edelim, demek istediğim
anlaşılır.
Yurt içinde oldukça sakin sayılabilecek bir seçim süreci yaşanmıştı.
Seçim sonrası geveleme sürecinde ise ilginç şeyler olmaya
başladı. Önce Irak’ın kuzeyindeki terör saldırısı ve dört şehit. Ardından
şehit cenazesinde, Kılıçdaroğlu’na yönelik, üstelik AKP ve
MHP’ce alkışlanan linç girişimi. Ve Erdoğan’ın 7 Haziran 2015’te
kaybettiği; ama 1 Kasım 2015’te tekrar kazandığı seçimi hatırlatması…
İster istemez iki seçim tarihi arasında, her nasılsa birden parlayan,
vatandaşı panikle, korkuyla iktidara yönelten terör furyası geldi
aklımıza…
Hemen ardından gerçekleşen piknikten dönen sivillere dönük
saldırı, peş peşe gelen şehitler… ABD’li yetkililerin Türkiye SDG
yani APO’nun Suriye’deki uzantı-larıyla görüştüğü yolundaki
açıklamalar..
Özellikle de APO’nun yıllar sonra avukatıyla görüşmesi. Mektubunun
kamuoyuna okunması. Mektupta özellikle:” SDG, Türkiye’ nin
hassasiyetlerine saygı duymalı.” açıklamasının yer alması… Yani
APO’nun adamlarına; ”Akıllı olun oğlum. Altan ve derinden gidin.
Avallar uyanmadan gizlice mercimeği fırına verelim.” demesi…
NE KADAR UYUMLU
GELİŞMELER, GÖRÜYOR
MUSUNUZ?
Kabul edelim ki CHP, İstanbul BB
başkanlığı seçimini HDP’nin de desteğiyle
kazanabilmişti. AKP bunun farkında
ve kendisinin bu seçimi almasının da
aynı havuzdan kapacağı payla mümkün
olacağını biliyor. Şimdi Kürt seçmen
makbul, oyları kutsal, APO kullanışlı
bir malzeme olarak tekrar devreye
sokulmakta. Özetlersek, birilerinin AÇILIM
adını koyduğu, benimse KÜRTLERLE
DANS adını yakıştırdığım bir
sürecin ayak sesleri duyuluyor.
Bazılarınızın “İyi de o süreç sonunda binlerce şehit verilen bir
kanlı dönem yaşandı. Bunlar ne olacak, bunlardan ders çıkarılmadı
mı?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bu kadar saf olmayın. Onlar
BOP yolundaki eğitim zayiatıydı beyler. Teferruattılar sadece.
Tıpkı 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında samimiyetle, canını
veren 251 kişi gibi.
AKP camiası, çıktığı yoldan normal yolla dönemez, elde ettiği
kazançları terk edemez, hele kiriyle iyice kaplandığı paradan ve
onun getirdiği tatlı kazanımlardan vazgeçemez. Erdoğan vazgeçmek
istese ona da izin vermezler. Çünkü ne yapabildilerse, yapabileceklerse
onun sayesinde, onun karizması, uzun gölgesi altında
yapabildiklerinin, yapabileceklerinin farkındadırlar.
Bir zamanlar Erdoğan’ın kendini sağlama almak için kurum ya
da kişi olarak satınaldığı, yular vurduğu tüm enstrümanlar, şimdi onu
kuşatmış , esir almış durumdadırlar. Onun düşmesinin kendilerinin
de sonu olacağının farkında olan bu sülükler, aslında kendi BEKALARI
için onu o koltukta tutmak uğruna, ona rağmen bile olsa, her
türlü numarayı sergilemeyi göze almışlardır. Korkutmak dahil her
türlü yöntemle ERDOĞAN’ı orada tutmaya ahdetmişlerdir.
Hak, hukuk, kul hakkı, devletin, milletin geleceği gibi önemli
kavramlar, onlar için masaldan öte değer taşımaz.
Özetleyerek bitirelim:
Anarşizmin çok tutarlı bir ilkesi vardır:”Sahip olduğun her şey
aslında senin sahibindir.”
Bir zamanlar MAHO Ağanın oyuncağı olan BİLO’lar, şimdi
MAHO AĞA’nın sahibidirler. MAHO’nun yalnız adı vardır. İşin
kaymağı, tadı, bir kısım BİLOGİLİN elindedir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika