Dolar : Alış : 5.7573 / Satış : 5.7676
Euro : Alış : 6.3395 / Satış : 6.3509
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin19°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1518 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

TUTİYA BİBİ-YÜKSEK YARGIDAN MEKTUP

08 Haziran 2016 - 5.926 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»TUTİYA BİBİ-YÜKSEK YARGIDAN MEKTUP
TUTİYA BİBİ-YÜKSEK YARGIDAN MEKTUP

 

TUTİYA BİBİ-YÜKSEK YARGIDAN MEKTUP

 

Merhabalar Tutiya Bibi;

 

Ben bu ülkenin TAY olup da bir türlü at olacak kadar büyüyemeyen yüksek yargı organlarından birinin başkanıyım.

*

Yargı bu ülkede oldum olası çok mükemmel işlemese de halkın en güvendiği kurumlar arasında olurdu hep. Ne var ki son dönemlerde bu güvenin oldukça sarsıldığına ilişkin sonuçlar geliyor.

*

Hukuk, bir toplumda sıradan insanların ağzına sakız olmaması gereken bir kurumken şimdilerde, sokaktan al, medyaya kadar herkes bizi konuşuyor. “Vay efendim niye şöyle karar vermişler de böyle vermemişler? Vay efendim neden cumhurbaşkanıyla Rize’ye çay toplamaya gitmişler?

*

Adam ülkenin cumhurbaşkanı, biz de protokole mensup insanlarız. Onun Rize ziyaretine katılıp çay toplamışsak ne olmuş yani?

*

Bu insanlar neden bize böyle kuşkuyla yaklaşıyorlar. Neden her hareketimizde bir bit yeniği arıyorlar. Böyle giderse haklarında yasal yollara başvuracağım.

*

Aslında hukukçu, kameralar önünde değil, kararlarıyla konuşur bibim. Ama herkes bizim hakkımızda konuştukça biz de konuşmak zorunda kalıyoruz.

*

Senin adalet hakkında daha önce yazdığın sitemkâr yazıları ve şiirleri biraz biliyorum. Düşüncelerini de önemsiyorum.

*

İçinde bulunduğumuz açmaz konusunda neler düşünür, bize ne gibi tavsiyelerde bulunursun muhterem bibim.

YÜKSEK YARGIÇ

&&&

Merhabalar Yüksek Yargıç evladım benim;

 

Sitem dolu; ama iğneyi kendine batırmak noktasında eksik mektubunu ilgiyle okudum. Anlaşılmaz biçimde, olaylara bir hukukçu gibi derinlemesine değil de herhangi bir bürokrat gibi yaklaşmaktasın.

*

Demişsin ki: “Hukukçu kararlarıyla konuşur.” Bu kadar basit değil konu. Hukukçu, yalnız kararlarıyla değil  duruşuyla, giyim-kuşamıyla, davranışlarıyla da konuşur.

*

Birilerinin onun hakkında çok konuşması, onun da kendini savunmak adına kameralar önünde konuşmak zorunda kalması ise bir derin problemin varlığına işarettir.

*

Yargıç, elbette başkalarını yargılamakla görevlidir. Ama bence arada bir kendini de sanık sandalyesine oturtup yargılamak durumundadır. Sana da bunu tavsiye ederim yavrum.

*

Konumuz insan. Alacası içinde bir varlık yani. Her olayı, durumu kendine yontma eğiliminde olan bir varlık. Hâl buysa ve hele konu adaletse; insanla ilişkilerde, onun bu özelliğini gözetmek gerek.

***

Şöyle somutlaştıralım konuyu. Diyelim yıllar öncesinden tanıdığınız, sevdiğiniz bir avukat arkadaşınız var. Bu arkadaşınız piyasada; “Benim yargının falan, filan makamlarında adamım var. Şu kadar para verirseniz işinizi şöyle böyle bağlarım.” diye iş alsa, sizin adınızı da kirletse ne düşünürsünüz hakkında?

*

Bir gün sizi kuzu yemeye ya da gezmeye davet etse, bir şekilde müvekkillerinin de bu birlikteliğinizi görmesini sağlasa ve bu yakınlığı istismar ederek dava alsa neler yaparsınız?

*

Ne ilgisi var demeyin hemen. Evet, sizin yemek, yol arkadaşınızın makamı yüksek. Siz de devleti temsil eden, ama onu denetlemekle, hukuksuzluklarını dizginlemekle görevli bir unsurun temsilcilerisiniz.

*

Ya sicil, sicil ne olacak? Adli sicil kaydını en iyi bilen sizsiniz mirim. İştirakçisi olduğunuz davet sahibinin adli sicilini de haydi haydi bilirsiniz. Bu adam, geçmişte hemen tüm sanıklarının yıllarca tutsak edildiği, hüküm giydiği; ama şimdi ise haksızlığa uğradıklarının anlaşılmasıyla, tüm sanıklarının beraat ettiği davanın savcısıydı değil mi?

*

Bu adamın şimdi, sap kendine dönünce hukuksuzluktan yakınan ağlak arkadaşını hatırlayın bir de. TAY’ların başkanları değiştiğinde zil takıp oynuyordu: ”Mevlâm verdikçe veriyor, başa bizimkiler geliyor.” diye kıvırıyordu. Siz HAKK’ın değil de birilerinin adamı mı olmuştunuz ki itiraz etmediniz?

*

Bu adamın yargının işine karışmadığı, gizli-açık talimat vermediği günü hatırlıyor musunuz siz? İşine gelmeyen karar verdi diye AYM’ye demediği kalmadı adamın. Makamı küçük yargı mensupları karar verirken kökü HAK olan adaleti mi yoksa refakatçisi olduğunuz zatın tepkisini mi düşünüyorlar sizce?

*

Bakın sonradan kıvırsa da başbakan yardımcısı “Kendi Kurtulmuş” sizin bu tavrınızdan anlam çıkardı, alayınızı cumhurbaşkanına bağlayıverdi. İtirazınız yoksa hayırlı olsun(!) evlâdım.

*

Şunu unutma yavrum; Devlet dile düşerse, namusu sorgulanırsa ortada büyük bir sorun vardır. Tüm devlet kurumları namuslu olmak zorundadır da bunlar arasında namusuna en çok dikkat etmesi gereken yargıdır. Onun namusu giderse kimse namusunu koruyamaz olur. Bu yüzdendir ki yargı mensupları, insani ve kurumsal ilişkilerde daha özenli olmak zorundadırlar.

*

Daha somut anlatayım. Yargı, hele yüksek yargı mensupları, binecekleri kayığa dikkat etmeliler. Eğer devlet kurumlarıyla, hele yargıyla şüpheli ilişkileri dillerde dolaşan birinin kayığına binerlerse işleri zordur.

*

Bunu inanarak değil, umut olarak söylüyorum… Belki namuslarını korurlar yine. Belki kararlarını etki altında kalmadan verebilirler, ama haklarında çıkacak dedikoduları önleyemezler.

*

Ne yapılırsa yapılsın, o meşhur fıkradaki gibi anlamlandırılır bu yakınlık. Bir şey olup olmamasının bir önemi yoktur. Siz o kayığa bindiniz ya… “Derler yavrum derler…”

***

HAKKA AŞIK TUTİYA BİBİ

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika