...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1652 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Suriye’de Nereye

26 Şubat 2020 - 65 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Suriye’de Nereye
Suriye’de Nereye

Semavi dinlerde kibir, şeytanı cennetten kovduran günah olarak kabul edilir. Kibrin insandaki en belirgin görüntüsü ise; “Her şeyi ben bilirim.
Benim aklım bana yeter. Aklın varsa kendine sakla. Sen kimsin?” gibi
ifadeler kullanmaktır.
Danışma, İslam inancının en keskin buyruklarındandır. Bu nedenledir
ki bu tür yaklaşımlar, bırakın İslamî olmayı; insani de değildirler. Açıkça
insanın şeytanın tuzağına düştüğünün delilidirler. İç ve dış politikada pek
çok örneğini gördük bu tavrın. Acılarını da birlikte çektik, çekiyoruz.
Suriye özelinde konuya baktığımızda bizi yönetenlerin, baştan beri
bir gaflet ve kibir çarkında debelendiklerini söylemek haksızlık olmaz.
“Sırça köşkte oturan komşunun camına taş atmaz.” derler. Derler de
dinleyen kim? Bizim her şeyi bilen; ama nasıl oluyorsa, gelenin geçenin
kandırdığı yöneticilerimize bu tür özlü sözler sökmez. Onlar politik nezaket ve kurallardan müstesna, mahalle kahvesinde sohbet edercesine;
sanki Suriyeyi fethe çıkmışlar gibi, Şam’da Emeviye Camii’nde Cuma
namazı kılacaklarını, Selahaddin Eyyubi’nin kabrinde dua edeceklerini
söylerler.
Birileri de gaza gelir alkışlar onları, alkışlarla gaza gelenler de kibrlendikçe kibirlenirler. Bu gazcılara sormak gerek. 9 yıl geçti bu sözlerin üzerinden. Siz, Şam’da namaz rüyası görenler, Suriye’de şehit olan kaç yiğidimizin cenazesini kıldınız? Henüz 2012 yılının başıydı. Suriye’den ülkemize gelen sığınmacı sayısı 45 binlerdeydi. Siz, sayın Cumhurbaşkanı,
o gün sıkça yaptığınız gibi din istismarıyla Hicret sırasında yaşanan bir
olayı bu işe malzeme etmiş; Hz. Muhammed’in sözünü bu konuya uyarlamıştınız. “Lâ tahzen, innallahe meanâ” (Üzülme Allah bizimledir.)” demiştiniz. Şimdi sınırlarımız içinde sayısını sizin de bilmediğiniz milyonlarca Suriyeli var. Siz ise, kendinizi eleştirecek, hatalarınızdan ibret alacak
yerde, içine düştüğünüz açmazın etkisiyle hâlâ ona buna bağırıyor, parmak sallıyorsunuz. Ne oldu sahi? Esat, nüfusunun en yoksul ve kendine
sıkıntı verecek kesiminden 6 milyonunu ihraç etti. Çoğu da bizde şimdi.
“Onlar Muhacir, biz Ensarız.” diyordunuz. Esat ise İslam düşmanıydı. Allah daha sonra (haşa)sizi terk edip din düşmanı katil Eset!in yanına mı Kibirden kararmış gözleriniz, sağduyudan nasipsiz sözlerinizle dönüşü olmayan
bir yola girdik. Her gün yeni acılarla sarsılıyor yüreklerimiz. “Vatan, millet” diyoruz,
“birlik beraberlik” diyoruz. Bağrımıza taş
basıyor, yanınızda duruyoruz. Ancak yazık
ki siz hiç değişmiyor ve yanlışta ısrar ediyorsunuz.
BİR DÜŞÜNÜN
Bir insan hem İsrail’e hem de onun en
büyük düşmanı Suriye yönetimine aynı anda nasıl düşman olur Allah aşkına? Bir yandan Nato üyeliğinden çıkmadan Rusya’dan
S 400 satın almak; bir yandan Ukrayna’nın
yanında durup, ona silah satmak, doğalgazda tümüyle bağımlı olduğun Rusya’ya posta
koymak; üstelik bunları adeta mehter eşliğinde yapmak; diğer yandan
Idlib’de Rusya’yla müttefiklik nasıl mümkün olabilir?
Devletler, dış politikaları gereği bazı dış operasyonlar yaparlar; yapmalıdırlar da. Ancak bunun yolu yordamı vardır. Dış siyaset ferasetle, suhuletle olur. Uluorta bağırarak, ne yapacağınızı tehditler savurarak ifade
etmeniz hem sizi hem de devletimizi sıkıntıya düşürdü, düşürecek.
ÖZETLERSEK…
İktidar mensupları, başta sayın Cumhurbaşkanı, izlediği tavrı terk etmeli, meşverete, liyakata uygun davranmalıdır. Diliyle değil, icraatıyla konuşmalı, sessiz ve derinden iş görmeyi öğrenmelidir. Bu onun sorumluluğudur.
Muhalefete düşen görevse, İktidarın başının, dalkavuk ekibinin hodbin
ve kırıcı tavırlarına, “En büyük benim!” türünden yanılgılarına takılmadan,
günlük kısır çekişmeleri bir kenara bırakmak, işi kameralar önünde kayıkçı kavgasına dökmeyecek bir çizgi izlemektir.
Gün kavga değil, sağduyu zamanıdır. Mesele hayırlı biçimde çözüldüğünde, elbette eteklerdeki taşlar dökülecek ve herkes oradan payına
düşeni alacaktır.
Acısız, şehitsiz, el ele gönül gönüle, saygı ve sevgiyle harman olacağımız yarınların ümidi ve hasretiyle…

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 0 Ortalama Puan: 0]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika
Teknik Destek