Dolar : Alış : 5.5775 / Satış : 5.5875
Euro : Alış : 6.1922 / Satış : 6.2033
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1497 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

SORUNUN KAYNAĞIYLA SORUN ÇÖZMEK

13 Ocak 2017 - 544 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»SORUNUN KAYNAĞIYLA SORUN ÇÖZMEK
SORUNUN KAYNAĞIYLA SORUN ÇÖZMEK

SORUNUN KAYNAĞIYLA SORUN ÇÖZMEK

Kendini tanımayan, kendini tanımaktan, gerçeğiyle yüzleşmekten, ayıplarını görmekten korkan zavallı insanlarını harap ettiği bir ülkede yaşıyoruz nicedir.

Anamızdı bu topraklar bizim, yıllar boyunca.  ‘Anavatan’  dedik;  ‘Anadolu’ dedik ona. “Vatan nedir?” sorusuna “Vatan benim anamdır.”  diye cevap verdi, esas duruşta Mehmet’lerimiz.

Anamız, vatanımız yazık ki mezarımız oldu son zamanlarda.  Yaşattıklarımızla değil, yaşatmayı beceremeyip öldürdüklerimizle, ölümünü çalgı-çengi seyrettiklerimizle övünüyoruz artık.

Gülmek yasaktı bu topraklarda oldum olası. Şimdi ağlamaya da yasak koydu büyüklerimiz. Gözbebeklerinin tabutlarına doyasıya sarılamıyor analar. Sorumlulara ah edemiyor, ilenemiyor. Şehitlerin ruhu azap çekermiş güya. Kuyruklu yalan. Efendiler rahatsız oluyor bu tür seslerden.

Bu topraklarda, gözlerini inadına kapayan, kulaklarını inadına tıkayan, saray soytarılarının çaldıkları havaya uyanlar dışında gülebilen yok.

Her köşeden ahlar, inlemeler, hıçkırıklar yükseliyor göklere. Acılarla yoğrulan insanlarımızın  büyük kederleri, toplum çoğunluğunun günlük kaygısında boğuluyor.

Salalar okunuyor. Ölen aslında insanlık; ama biz başka havadayız. Ölen bizden değilse salla gitsin.

Ölüler üzerinden bile ayrıştırdılar ülkeyi. Maçlarda insanlar kendilerinden saymadıkları ölüleri yuhalıyorlar. Yöneticilerden biri çıkıp iki laf etmiyor bu konuda. Bu kez, bölücü örgütlerin güdümümdekiler “Oh olsun!” çekiyor askere, polise dönük katliamlarda. Reina katliamından sonra sizinkilerin pek çoğu, içlerinden; hatta alenen:” Pis zındıklar, sarhoşlar, kâfir özentileri, geberdiler. Oh olsun!” demediler mi yani?

Gayrimeşru ilan etmişti ya bir gün önce Diyanet. Gayrimeşru yolda ölenlerdi gidenler nihayetinde ve onlardan sayılmazlardı. Kenar-ı Dicle’ deki koyundan bile aşağıdaydılar mertebece.

Memleket cenaze evine döndü. Analar, bacılar, babalar, evlatlar ağlıyor. Onlar ağladıkça o sesleri bastırmak için, susturmak için daha çok bağırıyorlar efendiler. Daha çok azarlıyorlar bizi. Kapılar ardında sarmaş dolaş olduklarına, kameralar önünde ‘eyyy!’  çekiyorlar durmadan.

Oysa bunlar, bizimkilerin memleketin çivisini çıkarmaları; istediklerini vermeleri karşılığında, yedikleri her haltı alkışlayan küresel dostlarıydı. Bizse düşmandık. Şimdi o küresel köpekler, işleri bitmiş olmalı ki paçalarını dalamaya başladı bizimkilerin. “Biz nerde yanlış yaptık?” diye asla sormayanlara gün doğdu yine. Bizde her şey iyi gidiyor; ama bizi çekemeyenler var ve her şeyin sorumlusu onlar.

Parasını dolar olarak yabancı bir bankada tutan Cumhurbaşkanının, diyanetin, belediyelerin, ticaret ve sanayi erbabının birden vatansever olasıları geliyor. Bir panik havasını yaygınlaştıracaklarını düşünmeden basıyorlar milli gazımızı. Onların gazına gelen bir artistler takımı takılıyor peşlerine. “Yahu  düne kadar vatanı sevmiyor muyduk biz?” diyen yok.

Bu artistliğin başladığı günlerde 3.52 olan dolar 10 Ocak 2017’de 3.78. Dolarlarını gazla bozduranlar şimdi hesap makineleriyle zarar hesaplıyorlar. Gizlice dolar istifleyebilenler, ve döviz komisyoncuları ise ellerini oğuşturarak kâr hesabı yapmaktalar.

Halâ “Küresel nedenler” diyerek yalan söyleniyor üstelik. Dolar ve euronun yükselmesi değil tek sorun. TL. tüm paralar karşısında değer kaybediyor. Yoksul dediğimiz Gürcistan’ın Bulgaristan’ın parası karşısında da paçavraya döndü liramız.

Pis havuzlardan beslenen ve vatandaşı kandırmaya programlı gazeteler, TV’ler hayali bir dünyanın reklamını dayıyorlar gözlerimize.

Toplumun yarısından çoğuna yıllardır çöp gibi bakan, kendinden saymayan, kerhen katlanan; herkesin aklıyla dalga geçen; önerisi olana “Aklını kendine sakla!” diyen; hep burnunun dikine giden adamın ülkeyi getirdiği yer neresi peki?

Kendi deyimiyle; ”BEKA SORUNU YAŞIYOR, İSTİKLAL SAVAŞI VERİYORMUŞ TÜRKİYE.”

Ben mi getirdim ülkeyi buraya? Getirirken bize mi sordunuz? Kirleten sizdiniz madem, neden biz temizleyelim?

Durmadan “Bunlar var ya bunlaarr…” diye azarladığınız inatla ötekileştirdiğiniz  insanlar, size nasıl güvenip de el uzatacaklar. Yarın kendilerini yarı yolda bırakıp yeniden şeytanın elini tutmayacağınıza nasıl inanacaklar peki?

Madem beraber yürüdünüz bu yollarda, takın peşine alkışçılarınızı, yağcılarınızı, yalakalarınızı. Çekin uçurumun kenarından ülkeyi. Onlar değil miydi ne yaparsanız yapın “Ayyy ne harika! Bu ne ustalık, bu ne yiğitlik! Nasıl da giydirdi. Küt diye geçirdi.” deyip de ayağınızın altına sabun koyanlar? 15 yıldır tek parti, tek tabanca ülkeyi yöneten, her dediğini yapan, yaptıran birisiniz. Sanki hırslarınızın önünde durabilecek kimse varmış gibi başkanlığı dayıyorsunuz burnumuza.

Ülkemiz sorunlu günler yaşıyor mu? EVET.

Bu noktaya getiren, yani sorunun kaynağı, olan bitenin sorumlusu mevcut iktidar ve onun tek adamı siz değil misiniz sayın ERDOĞAN ? EVET.

Sorunu, o sorunun kaynağıyla, tüm yetkiyi olayların gerçek sorumlusuna vererek çözmek nasıl mümkün olacak peki?

12 Eylül 2010 anayasa referandumu öncesinde, sık sık şunu söylerdim. “İnsan evet diyerek özgürleşemez.” Ben bunu söylerken iktidardakilerin MUHTEREM HOCAEFENDİLERİ, şimdiki FETÖ’leri ölüleri mezardan EVET demeye çağırıyordu.

Toplum çoğunluğu kandırıldı, EVET’i seçti. O günden sonra yaşadığımız keşmekeşi, çektiğimiz acıları gördünüz. Polisin, yargının, mülkiyenin düştüğü hal meydanda. Yani EVET’TEN DOĞAN MAL MEYDANDA.

Gerçek anlamda insan olmanın, özgür olmanın yolu ‘HAYIR’dan geçer.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika