...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 1671 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Son Yarım Asırda Çevremizdeki Kültür Değişimleri

21 Mayıs 2016 - 840 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Son Yarım Asırda Çevremizdeki Kültür Değişimleri
Son Yarım Asırda Çevremizdeki Kültür Değişimleri

Son Yarım Asırda Çevremizdeki Kültür Değişimleri

Yazıma “Kültür Değişikliği” başlığını koyarken hangi değişime öncelik vereceğimi de düşünmekteyim. Çünkü son elli yıl içinde kültür değişimine uğramadık bir şey kalmadı.

Ev ve ailedeki kültür değişimine öncelik vererek sıralayarak anlatmak istiyorum.

Yıllardan 1930’lu yıllardı. Çocuktum büyümüş sofraya oturacak, ev halkı ile beraber aynı sofrada bir kaptan yemek yiyecek yaşa gelmiştim.

Evde babam ve annemden başka iki amcam ve iki amcamın eşleri ve çocukları da vardı. Toplam on iki nüfustuk. Evde üç adet yer sofrası kurulurdu. Erkeklerin sofrası, kadınların sofrası ve çocukların sofrasıydı. Sofralar tahtadan yapılma 70 cm çapında daire biçimli ve 20 cm yüksekliğinde sofralardı. Sofradaki kaplarda sofraya oturanların sayısına büyük, orta ya da küçük olabilirdi. Bu kaplar tahtadan oyma çanaklar, çömlek çanaklar ya da bakır badiyeler olurdu. Bakır sahanlarda olurdu. Çorbalar kaşıkla yenilirdi. Kaşıklar tamamen ağaçtandı.

Sofraya koyulan bazı yemekler lokma banılarak yenilirdi.

Sofraya oturmadan önce çocuklar ellerini yüzlerini çeşmede yıkardılar. Büyüklerin elleri evin kızı ya da en küçük gelini tarafından leğen tutularak yıkatılırdı. Yemekten sonra ailede iş bölümü yapılırdı, her aile ferdi kendi işini aksatmadan yapardı.

Akşam olunca evliler kendi odalarında bekârlar ve çocuklar kendi odalarında iki üç çocuk aynı yatakta yatarlardı.

Özellikle de köy evlerinde banyo yoktu. Ahırlar sıcak olduğu için ahırın müsait bir köşesinde banyo yapılırdı.

Ev yatakları yünden olurdu. Mefruşatı (kilim, cecim) gibi takımları, erkeklerin giyindikleri ceket, pantolonların şalları ev kıyılarında dokunurdu. Mahalli terzilere diktirilirdi. Evin ihtiyaçları göz önüne alınarak yılda bir veya iki kere bir manifaturacıdan yatak kaplamaları, don gömlek için bez bluzlar için diril ve patis alınırdı. Bunlar ev hanımları tarafından evlerde iğne iplikle dikilirdi. Yırtılan, yıpranan çamaşırlar yama edilerek giyilirdi. Herkes yamalı elbise ya da çamaşır giyindiği için kimse kimseyi yadırgamaz ve de ayıplamazdı. Her ailenin bir yamalık sepeti bulunurdu. Eskiyen elbiseler çöpe atılmaz, yamalık sepetine bırakılırdı.

Ayaklara genelde çarık giyilirdi. Çarıklar gerilmiş, kurtulmuş sığır ve manda derisinden yapılırdı. Bir çift çarığın dayanma süresi 30-40 gündü. Yıpranan çarıkların altları yine eskimiş çarıklardan sunum çekilerek yırtılan çarıkların yırtık yerleri sırımla kalbur gibi örenir, 15 gün yine giyilirdi.

Evlerde kullanılan süpürge, kürek gibi evdekileri evin erkekleri tarafından yapılırdı.

Evlerde pişirilerek yiyilen arpa, buğday ve mısır ekmekleri yıka denilen çamurdan yapılma pilekilerde pişirilirdi. Pilekiler odunla kızdırılırdı. Pileki ekmekleri çok nefis ve lezzetli olurdu.

Her aile yıllık tüketeceği arpa, buğday, mısır, fasulye, nohut, bulgur gibi hububatları kendi tarla ve bostanından alın teri dökerek üretirdi. Çarşıdan kibrit tozu alınırdı. Çamaşır yıkamaya sabun yerine alot adı verilen bir tür çamur kullanılırdı. Deterjan gibi temizlik maddeleri halkın hayatına girmemişti.

Ben, aile düzeyindeki yarım asır evveli yaşam düzeyini, kültürel ahvalinin portresini çizdim. Bir aile düzeyindeki yarım asırlık kültürel değişimin neler olduğunu da okuyucularıma bırakıyorum.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika
Teknik Destek