Dolar : Alış : 5.7283 / Satış : 5.7387
Euro : Alış : 6.3087 / Satış : 6.3200
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1502 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Seçim Sonuçlarına Genel Bakış

08 Nisan 2019 - 32 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Seçim Sonuçlarına Genel Bakış
Seçim Sonuçlarına Genel Bakış

31 Mart Yerel seçimleri sahada üç-beş ölüm, kırk elli yaralı
gibi Türkiye şartlarında ehven sayılabilecek biçimde sonuçlandı.
Şimdi bizim milletçe sık kullandığımız bir mekanizma devrede.
Sahada kazandık; ama masada da kazanacak mıyız? CHP, son
birkaç seçimde sahada kazandığını; ama masada kaybettirildiğini
iddia ediyor; dinletemiyordu.
Bu kez durum daha farklı. En tartışmalı il ve elbette ki büyük
lokma İstanbul’un Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu, “Sahada
kazandım; masada da yedirmem!” diye direniyor. Başaracak mı?
Kesin bir şey söylemek zor. Ama iktidar partisi de dahil hemen
herkes biliyor ve inanıyor ki İmamoğlu bu seçimi kazandı. Hak
ettiği bir zafer elinden alınırsa ne olur? Uzun vadede, daha büyük
zaferler kazanır. İktidarsa çok şey kaybeder.
Seçimlerde iktidarın iddia ettiği usulsüzlükler var mıdır? Varsa
kimin lehine, kimin aleyhinedir?
YSK üyelerinin süresini uzatan iktidar. Yargının yularını sımsıkı
elinde tutan iktidar. İl, ilçe seçim kurulu başkanı yargıçları atayan
iktidar. Sandık başkanlarını belirlemede söz sahibi yine iktidar.
Seçim sonuçlarını vaktinden önce iktidar lehine % 80’lerden
açıp lütfen % 51’lerde duran seçim gecesi 14 saate yakın haber
kanallarına bilgi göndermeyen ve bir hinlik peşinde olduğu çok
açık olan Anadolu Ajansının patronu, kendi ifadesiyle, Erdoğan’ın
adamı.
YSK başkanının açıklamasıyla da anlaşıldı ki bu ajans, verileri
YSK’dan değil de AKP genel merkezinden alıyor ve medyayla
onların istediği, işine geldiği gibi paylaşıyor.
Hal buyken seçimde şaibe iddialarıyla yeri göğü inletenin iktidar
partisi olması normal mi sizce? Eğer bir
usulsüzlük varsa gökteki serçe, yerdeki
karınca da biliyor ki bu, iktidar lehine
yapılmıştır ve buna rağmen seçim kazanılamamıştır.
Şu anki şamatalar, çığırtkanlıklar,
ellerinde tutamadıkları büyük
lokmayı, çok alışık oldukları haramzade
yöntemleriyle geri alma çabalarıdır.
Bir yanda 40 yıllık siyasetçi, Türkiye’
nin son 25 yılında iyi kötü damgası olan
Erdoğan, onun 25 yıllık yol arkadaşı, ne
dese hık deyicisi, kurt politikacı, birilerince
hizmet adamı diye lanse edilen ve
herkesin tanıdığı Binali Yıldırım. Kuyruğa
birkaç bakanı yerleştir. Devletin tüm
imkânlarını, güdümlü medyayı üzerine ekle. Her türlü tehdidi, tezviratı,
saldırganlığı da kaymak diye koy üstüne.
Karşıda ise üç ay öncesine kadar adını birkaç yüz bin kişinin
ancak bildiği bir ilçe belediye başkanı. Parası yok, imkânları sınırlı.
Partisi bile yeterince destek vermemiş. Medyanın % 95’ karşısında.
Buna rağmen İstanbul halkının yüreğine girmeyi başarmış.
Siz, şimdi bu adamın elinden anasının ak sütü gibi helal bir başarıyı
çalmaya çalışıyorsunuz. Umarım başaramazsınız, yoksa
acısını siyaseten siz, ama sizden çok vatandaş çeker.
“Bu iş gönül işi” diye donattınız her yeri; ama vatandaşın gönlüne
giremediniz. Çünkü gülümsemeleriniz yalandı. Çünkü vatandaşı
tahkir ettiniz, itham ettiniz, bağırarak yordunuz. Karşılıksız
aşkınızın mağduru İstanbul, geç de olsa ihanetinizin hesabını sormaya
kalktı diye, neden gocunuyorsunuz?
Edebinizle oturun yerinizde. Kirlettiğiniz koltuklardan kalkmamak
için bu memlekete, millete daha fazla eza etmeyin.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika