Dolar : Alış : 5.8518 / Satış : 5.8624
Euro : Alış : 6.5549 / Satış : 6.5667
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin30°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1476 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Şavşat MYO’dan Anlamlı Etkinlik, Şehitlere Vefa

27 Mart 2019 - 16 kez okunmuş
Ana Sayfa » Artvin»Şavşat MYO’dan Anlamlı Etkinlik, Şehitlere Vefa
Şavşat MYO’dan Anlamlı Etkinlik, Şehitlere Vefa

Şavşat Meslek Yüksek Okulu 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Gününde Anlamlı Bir Etkinlik Düzenledi

 

Düzenlenen 18 Mart Çanakkale şehitlerini anma programına Kaymakam Musa Göktaş, Şavşat Belediye

Başkanı Ahmet Sinan Öztürk, Artvin Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Nuri Yavuz,

Şavşat Jandarma Komando Bölük Komutanı Teğmen Mustafa Eroğlu, İlçe Emniyet Amiri Servet Orhan, AK Parti Şavşat İlçe Başkanı Etemşah Coşkun İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Evran, MYO Müdürü Öğretim Görevlisi Şennan Aslan, İlçe Müftüsü İrfan Şafak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Kandemir Dede, , İl Genel Meclis Üyesi Hasan Temiz, daire amirleri MYO Öğretim üyeleri ve öğrencileri ile vatandaşlar katıldı. Şavşat Belediye düğün salonunda yapılan etkinli Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Program sunuculuğunu Şavşat Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görev lisi Ceylan Yılmaz’ın yaptığı etkinliğin açılış konuşmasını Okul Müdürü Şennan Aslan yaptı.

 

Şennan Aslan yapmış olduğu konuşmada, “Şanlı tarihimizdeki kahramanlık destanlarından biri de

Çanakkale Zaferidir. Bu gün bura da bir kez daha Türk’ün ulusal savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 104. Yıldönümünü kutlamanın ve mukaddes vatanımız için canlarını seve seve feda eden şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız. Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. 100 binlerce vatan evladı, bu vatanın bedelini ödemek üzere Çanakkale’ ye çağrılmıştır. Amacımız geçmişteki savaşların zaferleriyle mutlu olmak değil, eğer amaç vatan savunmasıysa, eğer amaç hürriyet davasıysa, bir ölüm kalım mücadelesiyle, buna savaş diyemezsiniz ve bunu anlatmak boynumuzun borcudur. Vatan dediğimiz bu toprak, diyeti ağır ödenmiş bir topraktır. Bana deseler ki, Çanakkale’yi üç kelimeyle anlatın. Derdim ki, geldiler, gördüler ve döndüler. Evet, geldiler 1915 yılında, 1.Dünya savaşı, Osmanlı Devleti dünyanın en büyük devletleriyle mücadele ediyor. İngiltere, Fransa, Avustralya ve Rusya ve de beraberinde getirdikleri binlerce sömürge askeri, Osmanlı’ nın kalbine giden boğaz yoluna pençelerini sarkıttı. Çünkü, Amaçları İstanbul’du. Başkent İstanbul alınırsa Osmanlı tarihe karışacak ve Türk milleti bu topraklardan atılacaktı. Evet, geldiler, ama ben diyorum ki, gördüler. Çanakkale’yi Çanakkale yapan gelenler değil! Onlar 1071’den beri geliyorlar. Bin yıldır bu milleti bu topraklardan atmak için geliyorlar. Ha, bu sefer topyekün geldiler. Gemileriyle, toplarıyla tüfekleriyle geldiler. Ama tarihi kahramanlık destanları ile dolu olan Türk Milletinin bütün dünyaya kahramanlık destanını yazdığı bir yerdir. Çanakkale’yi bizler saatlerce günlerce anlatsak bitiremeyiz. Bu toprakların bizlere vatan yapan başta Gazi Mustafa kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarını rahmetle minnetle

anıyorum diyerek bütün katılımcılara teşekkür etti. Daha sonra Okulun öğrencilerinden İsmetullah Akdemir Kuran-ı Kerim Tilaveti sundu. Yine okulun öğrencilerinden Dilber Süsan’ın okumuş olduğu Çanakkale konulu şiir herkesi duygulandırdı. Programın son bölümünde ise Artvin Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Nuri Yavuz Çanakkale konulu konferans verdi. Oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille verilen konferans katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Prof. Nuri Yavuz konuşmasında özetle, “Çanakkale’yi, Çanakkale yapan gelenler değil..! Çanakkale’yi Çanakkale yapan, gelenleri karşılayan asil ruhtur. O öyle bir ruhtur ki, çelik ve barut; inancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür. O öyle bir ruhtur ki çocuklar, ben esir yaşamaktansa, özgür ölmeyi yeğlerim diyen insanların ruhudur. Davaları büyüktü, vatan davasıydı. Birçok Üniversiteler bazı okullar birkaç yıl mezun vermemiştir. Hepsi vatan savunması için canlarını bu vatana hibe ederek en büyük mertebeye ulaşmışlardır. Çünkü; şimdi soruyum sizlere, Vatan demek, ne demek ? Şu anda üzerine bastığınız kara toprak mı ? Yada sınıflarınız da sınırları haritalara çizilmiş her gün gördüğünüz coğrafya parçası mı ? Ben diyorum ki, değil.. Birileri, bizden önce giden birileri, o coğrafya parçasını vatan yaptılar. Coğrafya parçası başka bir

şeydir. Ama toprak kanla yoğrulmuşsa, canla ödenmişse bedeli, artık adı vatandır. Ben diyorum ki vatan; özgürlük, hürriyet vatan. Her gün eve gidiyorsunuz, buradan çıkıyorsunuz özgürce çantanız sırtınızda. Belki şakalaşıyorsunuz arkadaşlarınızla, kimse önünüze çıkıp “ Dur yürüme bu yoldan” demiyor. Sonra evinize varıyorsunuz, ne rahat, en özgür, en huzurlu olduğunuz yer, başımı sokacak bir evim olsun, başka bir şey istemem. Ben de diyorum ki, vatanım, evimin evidir vatan. Bu bayrağın altında konuşuyorsam, şu an ve hepiniz ciğerlerinize bu nefesi çekiyorsanız bir bir, unutmayın gençler birileri nefesini kaybettiği içindir. Biz bu özgürlüğü yaşıyoruz ve o yüzden ve o yüzden nerden geldiğinizi ne yapmamız gerektiğini iyi bilmemiz

gerekiyor. Ve döndüler diyorum. Çanakkale öyle bir yer ki, yokluk varlığı yenmiştir,

maneviyat maddiyatı yenmiştir. Ve çocuklar, özgürlük sömürgeyi yenmiştir. Esaretin zincirini kırmıştır. Ve o gidenler, o yüz binler canlarını hiç düşünmeden bu toprağa verenler için yüce Allah diyor ki “Onlara ölü demeyiniz,

onlar diridirler” ve ben diyorum ki, şu an bizi izliyorlar ve buradalar, yanımızdalar ve onların taşıdığı o asil ruh, biliyorum ki gençler, bizim damarlarımızda. O ruhun kıpırdanışlarını hissediyorum, onlara ölü demeyiniz.” Dedi.

Yavuz, “Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, varlığını, bağımsızlığını

devam ettirme savaşıdır… Çanakkale savaşına baktımız da Kadın, erkek, yaşlı, çocuk demeden tüm insanımız bu savaşta bir şekilde rol almış ve vatanı canı pahasına savunmuştur. Çünkü; Vatan dediğimiz bu toprak, diyeti

ağır ödenmiş bir topraktır. Bana deseler ki, Çanakkale’yi üç kelimeyle anlatın. Derdim ki, geldiler, gördüler ve

döndüler. Çanakkale müdafaası yapılmış ve kazanılmıştır. Bu zaferin Türk tarihi içinde ayrı bir yeri vardır. Atalarımız üzerlerine düşeni kat kat fazlası ile yerine getirmişlerdir. Lakin vazife onlar için bitmiş bizim için başlamıştır. Bizler Çanakkale de kanını seve seve akıtmış şanlı ecdadımızın ne için şehid olduğunu her zaman hatırlamalı ve gelecek nesillere bunu fırsat buldukça anlatmalıyız. Çanakkale Zaferi ile birlikte, Şehitler Günü olarak da kutladığımız bu anlamlı zafer gününde, kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa ederek şehitlik mertebesine ve onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla hatırlıyoruz. Aziz şehitlerimiz yattıkları yerlerde şunu hissetmelidirler ki; temiz kanlarıyla suladıkları kutsal vatan toprakları, bugüne kadar

olduğu gibi bundan sonra da Türk Gençliği ve tüm Türk ulusu tarafından en kutsal emanet olarak müdafaa ve

muhafaza edilecektir. Bu duygularla, bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden, başta Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere; bu mücadeleye iştirak eden büyük Türk ordusunun kahraman mensuplarını, onu her şeyiyle destekleyen aziz Türk Milletini ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarınız şad olsun diyorum.” Dedi. Program bitiminde Kaymakam Musa Göktaş Prof.Nuri Yavuz’a Şavşat Evi maketi sunarken okul Müdürü Şennan Aslan’da çiçek takdim etti.

 

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika