Dolar : Alış : 5.4809 / Satış : 5.4907
Euro : Alış : 6.1367 / Satış : 6.1478
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1494 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Ölümünün 77. Yılında Atayı Anarken

13 Kasım 2015 - 663 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Ölümünün 77. Yılında Atayı Anarken
Ölümünün 77. Yılında Atayı Anarken

Ölümünün 77. Yılında Atayı Anarken

Ata dediğimiz, ölüm döşeğinde olup, ha öldü, ha öleceği bilinen ve bir ulusu yüksek dehası ile yeniden

canlandıran, dirilten ve yeni bir ulus, sapa sağlam bir ulus yaratan milli kahramandır. Gazi Mustafa

Kemal Atatürk’tür. Geçmişin Osmanlı İmparatorluğu’ndan yıkılmış, bitirilmiş, tüketilmiş bir enkaz

devir alan ve bu enkazı da emperyalist ülkelerden silah zoru ile alan Türk milli kahramanı Gazi

Mustafa Kemal Atatürk her şeye yeni baştan başlamıştı.

Milli, düzenli, donatımlı, eğitimli bir ordusu yoktu. Yeniden milli bir meclis, milli bir ordu

oluşturmuştu. Bu milli mecliste, bu milli ordu ile yeniden milli mücadelesine başlamıştı.

Yeniden milli bir meclis kurmak yeniden milli bir ordu kurmak kolay işler değildi. Tecrübeli, deneyimli,

eğitimli insan gerekiyordu. Ordu teçhiz edilmeden, eğitilip öğretilmeden savaşamazdı. Para nereden

bulunduysa bulundu. Milli bir ordu kuruldu. Ve donatıldı. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi de kuruldu.

Büyük Millet Meclisi hükümeti de oluşturuldu. Artık Mustafa Kemal Paşa gibi çok yüksek dehanın

bünyesinde yeniden can bulmuş, gerçek bir millet vardı. Bu millet ve bu milletin ordusu başka

vatanları işgal etmek için değil, kendi vatanını kurtaracaktı. Bunun savaşını verecekti. İşte bu savaş

Türk İstiklal savaşıydı. Bu savaşta inanarak savaştık; iman ederek savaştık. Yediden yetmişe

erkeğimizle, kadınımızla, yaşlımızla, çocuğumuzla aslanlar gibi savaştık. Yorulmadan, yılmadan, geceli-

gündüzlü savaştık.

İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde savaşarak

Anadolu’nun bağrında emperyalist sürülere gerekli olan kahramanlık dersi verdik. Kahramanlık

destanını yazdık. “Ya İstiklal Ya Ölüm!” parolamızı gerçekleştirdik. Onları hezimete uğrattık.

Geldiklerine bin pişman ederek yurdumuzu kurtardık. Bu kurtuluşun milli kahramanı Gazi Mustafa

Kemal Atatürk’tü.

Bu güzel vatanımızın kurtarılışını kin anlatıyor olursa olsun okulda öğretmen, camide imam,

meydanda hatip anlatıyor da Atatürk’ten bahsetmiyorsa verilen bilgi yanlıştır, eksiktir. Ve de

maksatlıdır.

Çanakkale Savaşı yine Türk Kahramanlık mucizesidir. Bu savaşın milli kahramanı da Gazi Mustafa

Kemal Atatürk’tür. Bu savaşı da her kim anlatıyor da Atatürk’ten bahsetmiyorsa verilen bilgi eksiktir.

Ya da maksatlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nasıl kurulduğu anlatılıyor da Mustafa Kemal Atatürk’ten söz

etmiyorsa verilen bilgi eksiktir, yanlıştır. Ya da maksatlıdır.

Türk devrimleri okullarda, camilerde ya da bir meydanda anlatılıyor da Mustafa Kemal Atatürk’ten

söz edilmiyorsa verilen bilgiler eksiktir. Ya da maksatlıdır.

Bugün ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dünü-bugünü anlatılıyor da Mustafa Kemal Atatürk’ten söz

edilmiyorsa verilen bilgiler yanlıştır, eksiktir ya da maksatlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan zamanımıza kadar kurulmuş hükümetlerin her hangi

biri Mustafa Kemal Atatürk’ün bu vatana, bu millete hizmetlerini görmemezlikten geliyorsa ya da

hiçbir şey yapamadı diyorsa işte bu da en büyük nankörlüktür.

Mustafa Kemal Atatürk dönemi yok olmuş bir ülkenin ve o ülkenin susturulmuş, pasifize edilmiş

insanlarının yeniden dirilişi, yeniden can bulduğu bir dönemdir. Yeniden canlanan bu millet, bu yüce

millet, açılan okullarla yeniden cehaleti gidermiştir. Tarım ve hayvancılığa önem verilmişti. Yurdun

elverişli yerlerinde şeker fabrikaları, bez-kumaş fabrikaları, demir-çelik fabrikaları ve işletilen bakır,

demir ve kömür ocakları yurtta zamanın koşullarına göre hızlı bir kalkınma başlamıştı. Ülke doğudan-

batıya, güneyden-kuzeye demir yolu ağı ile bölgeler ve iller birbirine bağlanıyordu. Köy enstitüleri

mucizesi ile çok kısa zamanda eğitim-öğretim çıkmazı da çözülmüştü.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” parolası ile yurtta barış, komşu ülkeler

arasında da barış sağlamıştı. Ülke her yanı ile her yönü ile yeniden canlanmıştı. Hızlı bir gelişme

başlamıştı. Kalkınmaya ve ilerleyişe yönelik her şey milli imkanlarıydı. Her gelişme milliydi. Bunun adı

da kalkınma da milli seferberlikti.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika