...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1533 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

MAVRACILAR

30 Haziran 2016 - 734 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»MAVRACILAR
MAVRACILAR

MAVRACILAR

 

26 Haziran 2016 sabahında Taksim Meydanının manzarası. Bariyerlerle çevrilmiş Taksim anıtı, her yer bomboş. Son yıllarda benzerini sıkça gördüğümüz yasaklı bir meydan. Bu, özgürlüğümüzün sınırlarının  da fotoğrafı…

*
Birileri, birilerinin özgürlüğünü kısıtlamak için çizmişler bu tabloyu.

*
Oysa insanı özgür bırakmak için özel bir çabaya gerek yok. Hoşgörülü olmak, anlamak, başkalarının özgürlük alanına saldırmadıkça ona dokunmamak, yeter.

*
Özgürlüğü engellemek içinse güvenlik gücü gerek, bariyer gerek, cop gerek, TOMA gerek, gaz gerek, Kelepçe gerek, yargılamak gerek, cezaevleri gerek…

*
Ve bunların asla tam iyileşmeyecek sonuçlarını, doğuracağı kini, nefreti, düşmanlığı da düşünmek gerek.

&&&
Özgürlük, parasal anlamda ne kadar ucuz farkında mısınız? Ama bir o kadar da onurlu.

*
Ya tutsaklık, tutsak etme çabaları. Ne kadar pahalı ve ne kadar onursuz.

***

Konuyu somut bir örnekle açıklamaya çalışayım:

*

Lüks bir yapının sonunda dek açık  kapısını düşünün. Kapıda sivil, şık giyimli bir beyefendi var. Gelen geçene gülümsüyor sadece. Bilet sormuyor, kılık kıyafet denetlemiyor. “Niçin geldiniz?” demiyor.

*

İçeri girenlerin çoğu onu görmez, tanımaz, selam bile vermez. Eğitimlidir, her haliyle beyefendidir, özlenen, saygıyı hak eden bir insan modelidir oysa.

*

Aynı kapıya askeri ya da  sivil üniformalı, eli-beli silahlı, cahil, hödük birini koyup özel yetkilerle donatalım bu kez.

*

Gelen geçeni durdursun. Biletini, kılık-kıyafetini denetlesin. Sık sık:” Yassak kardeşim…!” desin.

*

Bu beş para etmez insan müsveddesi ne kadar önemli biri olur gözümüzde. Gireceğimiz yapıdan umduğumuz çıkar nispetinde değer veririz kapıdaki adama. Kılık kıyafetimizi düzeltir, önümüzü  ilikler, en mütebessim pozumuzu takınarak yürürüz ona doğru.

*

Yetmez. “Ne yapsam da engel çıkarmasa acaba? diye düşünürüz. Bir miktar paramızı gerekirse rüşvet vermek üzere ayırırız.

*

Beş para etmezler belki. Günlük hayatta selamı bile çok göreceğimiz tiplerdir belki; ama arkalarındaki ağababaları, ellerindeki silahları, dillerindeki “YASSAK” ları sayesinde mühim adam olurlar.

*

Zihinsel ve demokratik gelişimini tamamlamamış toplumların resmiydi yukarıda çizdiğim tablo. Bu tabloya katkı sunan çoğunluklar, iyi insana değer vermez, onu mutlu etmeye çalışmazlar. Çünkü o zaten iyidir. Kendilerine zararı dokunmayan biridir. Onu görmeye, gönlünü almaya gerek yoktur.

*

Böyle toplumların bireyleri, kötülerin çevresinde pervane olurlar. Onları razı etmek, gözlerine girmek, ufacık bir ilgi ve iltifatlarına nail olmak için kırk takla atarlar. Azarlandıkları, aşağılandıkları, hatta dayak yedikleri makamlara, huzurlara yönelir ilgileri.

*

Böyle toplumlar, önce put yapan, sonra ona tapan toplumlardır. Tiranların, diktatörlerin üremesi için uygun ortamlardır. Bu yüzdendir ki bolca ağa, paşa, efendi, sultan, tiran yetişir buralarda.
Tiranlar da ürünü oldukları toplum yapısına uygun davranır, yukarıda resmetmeye çalıştığım tablodan  ikinci seçeneği seçerler. Yasaklarla, azarlamalarla, köteklerle toplum katında değer bulur, kimlik kazanırlar. Varlıklarını ancak bu biçimde belli eder, toplumun gözüne sokarlar.

*
Özgürlük için onlara ihtiyaç olmadığını bilirler. Özgürlük yeli esen ortamların kendileri için ölümcül olduğunun farkındadırlar. Bu onları kudurtur, saldırganlaştırır.

*
Çünkü onlar, dünya bizim çevremizde dönüyor, güneş bizim hatırımız için doğuyor, mevsimler biz istedik diye değişiyor sanırlar.

*
Onlar sanırlar ki biz olmazsak Türkiye hatta dünya yıkılır.

*
Dünyanın kendini vazgeçilmez sanan nice firavundan, diktatörden, tirandan vazgeçtiğini düşünmezler.
*

Ve elbette ki biz gafiller; insani değerlerden nasipsiz,  düşmanlıkla,   yasaklarla, sınırsız yetkilerle var olabilen bu kaba, hırçın, zalim İNSANIMSILARI  kendi bağımızda, bostanımızda, kendi ellerimizle, pas tutmuş gönüllerimizle yetiştirdiğimizi düşünmeyiz.

*

“NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ” diye mavra çevirir, bu işin böyle gitmeyeceği umuduyla yerimizde saymaya devam ederiz.

 

Abluka devam ediyor. Ambargo esnetilecek.

Hamas bu işi zora sokmamak için bizimkilerin ricasıyla 15 gün önce KATAR’a taşındı. Gönüllü sürgün yani.

Bizimkiler İsrail’in 2 dakikada yerle bir edebileceği yatırımlara milyarlar akıtacaklar Gazze’ye. Parası bizden çıkacak.

Katiller yargılanmayacak.

En büyük başarı(!): 20 milyon dolar tazminat. Çerez parası. Herkesi sattı adam be.

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 0 Ortalama Puan: 0]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika