Dolar : Alış : 5.7096 / Satış : 5.7199
Euro : Alış : 6.3359 / Satış : 6.3473
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1497 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

KARNE GAZİSİ, SINAV ŞEHİDİ ÇOCUKLARIMIZ

21 Haziran 2016 - 741 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»KARNE GAZİSİ, SINAV ŞEHİDİ ÇOCUKLARIMIZ
KARNE GAZİSİ, SINAV ŞEHİDİ ÇOCUKLARIMIZ

KARNE GAZİSİ, SINAV ŞEHİDİ ÇOCUKLARIMIZ

 

Lübnan asıllı şair Halil Cibran’ın aşağıdaki şiirini ilk kez Adapazarı’nda çalışırken, bir gazetenin ölüm ilanı içinde gördüm. Bu Cibran’la ilk karşılaşmamdı.

*

Daha sonraki yıllarda bu şairi daha iyi tanımak fırsatım oldu. Sözleri üzerinde düşündüm. Kendimi sorguladım, değişmeye, çevremi değiştirmeye çalıştım.

*

Bu yazıda Halil Cibran’ın şiirinin de verdiği esinle çocuklarımıza karşı hastalıklı yaklaşımımızı  irdelemek istedim.

*

Biz dünyaya gelmesine aracılık eden canları bizim olarak beller, kendimizi onların sahibi gibi görür; çoğu kez onlara bir eşyaymışlar gibi davranırız.

*

Onları severiz elbette. Ama bazen evdeki halıya, bardağa, derli toplu bir salona onlardan daha çok değer veririz. Kırılan bir bardak, çay dökülen halı, dağınık bir salon onları kırmamıza yeter de artar bile.

*

Bizim olsunlar, hep yanımızda kalsınlar diye gölgemize dikeriz bu genç fidanları. Büyümeleri, kanatlanıp uçmaları korkutur bizi.

*

Geçmişteki özlemlerimizi, hayal kırıklıklarımızı onlara yükler, onlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışırız. Girdikleri TEOG, LYS sınavları onlardan çok bizim sınavımızdır çoğu kez. Kazanan, kaybeden de onlardan çok biz anne babalarız sanki.

*

Dünyaya getirdik diye sahibiymişiz gibi davranmayalım çocuklarımıza. Kendi özlem ve ideallerimizi dayatmayalım onlara. Bizim kadar zeki, çalışkan olmayabilirler. Bizim çalıştığımız  sevdiğimiz ya da  özlediğimiz ama erişemediğimiz, mesleklere yakınlık duymayabilirler.

*

Bir avukatlık büromuz, bir muayenehanemiz olabilir. Çocuklarımızı bu mesleklere zorlamaya, onları altından da yapılmış olsa, ömür boyu sevemeyecekleri bir kafese kapatmaya ne hakkımız var?

*

Falanın çocuğu filan okulu kazanmış, falan meslekte çalışıyor dedirtmek için mi  dünyaya getirdik ve büyüttük evlatlarımızı.

*

Bugün karnelerini aldı çocuklarımız. Cumartesi-Pazar LYS sınavları var. Tümü zaten bir sınav olan hayatta bu karnelerin, sınavların asla bir başarı ya da başarısızlık kriteri olmadığını yaşayarak bilen biriyim.

*

Mutsuz bir mühendis, mutsuz bir doktor, avukat, ne  kadar kazanırsa kazansın, annesi, babası onunla ne kadar gururlanırsa gururlansın  başarılı değildir.

*

Başarılı çocukları sevmek daha kolaydır elbet. Zor olan çocuklarımızı bizim ölçülerimizde başarısız olduklarında da sevmektir. Çünkü onlar bizim sevgimize en çok böyle anlarda ihtiyaç duyarlar,

*

Evlatlarımızı, karneleriyle, sınav sonuç belgeleriyle yargılamayalım. Onları ülkemizde uygulanan beş para etmez ,köle ruhlar yetiştiren eğitim sisteminin bu  paslı kurşunlarıyla vurmayalım.

*

Her şeye rağmen sevelim. En çok hata yaptıklarında anlayalım onları. Gölge etmeyelim onlara. Zarar görürler diyerek kafese kapatmayalım. Yuvadan uçarlar diye kanatlarını kırmayalım.

*

Bırakalım büyüsünler, yeni ufuklara kanat vursunlar, yeni denizlere yelken açsınlar.

*

İçimizde hüzün, gözlerimizde birkaç damla yaş olsun ama onurla, gururla bakalım arkalarından.

*

Çünkü onlar bizim değil, hayatın çocukları, Tanrı’nın  oklarıdırlar.

 

ÇOCUKLAR

 

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızlarıdırlar
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Sizinle birlikte olsalar da sizin değiller
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır
Bedenlerini tutabilirsiniz ancak, ruhlarını değil
Çünkü ruhlar yarındadır
Ve siz yarını düşlerinizde bile göremezsiniz
Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz

Sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın
Çünkü hayat ileriye doğru yaşanır

Dünle de bir alışverişi yoktur
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever

Halil Cibran

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika