Dolar : Alış : 5.5398 / Satış : 5.5497
Euro : Alış : 6.1414 / Satış : 6.1524
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1494 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İstanbul BB. Seçimleri ve Muhtemel Durum

30 Nisan 2019 - 24 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»İstanbul BB. Seçimleri ve Muhtemel Durum
İstanbul BB. Seçimleri ve Muhtemel Durum

İktidar partisi ve ittifak ortağı MHP’nin B.Çekmece, Maltepe ilçeleri
ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali konusundaki
başvurusu YSK tarafından kısmen değerlendirilmeye
alındı.
Önce konunun hukuki boyutuna bakalım:
YSK, iktidar partisinin KHK ile ihraç edilenler oy kullanamaz
yolundaki yalnız hukuk dışı değil, insanlık dışı iddiasını reddetti.
Ancak bu YSK’nın diğer itirazlar konusunda da hukuka, vicdana
ve eski içtihatlarına, uygulamalarına uygun davranacağı anlamın
gelmiyor.
Tam aksine diğer iddiaların niteliği ve incelemeye değer bulunması,
kuşku uyandıracak bir adımdır.
Kabul gören bu iddialar, “kısıtlı seçmen, hükümlü seçmen, ölü
seçmen ve sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmaması”
üzerinde yoğunlaşmakta.
Bunlar haklı itirazlar mı peki?
Vicdanen asla!
Çünkü sandık kurullarının belirlenme biçimi, bu iktidar tarafından
yapılan bir düzenleme ile siyasi partilerden alınarak vali ve
kaymakamlara verildi. Yani bu kurullar iktidarın eliyle oluşturuldu.
İl ve ilçe seçim kurulu başkanları da iktidarın baskısı, ya da güdümündeki
hâkimler.
Kısıtlı seçmenlerin belirlenmesi ve YSK’ya bildirilmesi İçişleri
bakanlığının sorumluluğu.
Hükümlülerin YSK’ya bildirilmesi ise Adalet Bakanlığının sorumluluğunda.
Yani bunlarda bir yanlışlık varsa, sorumlusu bizzat iktidardır.
Ve kuvvetli bir ihtimalle de bunlar hata değil, bilahare seçimin
kaybı durumunda seçimin yenilenmesine bahane olsun diye özellikle
kurulan bir sahte düzenin önceden hazırlanmış paket malzemeleridir.
Ve gerek duyulduğu için arşivden çıkarılmıştır.
Buna rağmen de bunlar, itiraza konu olabilir; ama itiraz süreye
tabidir. Bu itirazlar, yasal süre içinde ve seçmen listeleri, sandık
kurulları kesinleşmeden önce yapılmalı
ve elbette incelenmeliydi. Ama şu an inceleme
konusu yapılması, tartışmasız
hukuk dışıdır.
Kısıtlı seçmen iddiası, en önemli iddiadır.
Ancak bunların mahkeme kararı
ve doktor raporuyla kısıtlanmış olmaları
yanında, her birinin tek tek tespit edilmiş
olması ve oy kullandıklarının ispatı
gerekir. Üstelik de sayı olarak da bunların
seçim sonucunu etkileyecek bir
sayıda olması zorunludur.
Tamam da bu araştırmayı, delillendirmeyi
kim yapacaktır? Yasal olarak, itiraz
eden kimse o. Peki iktidar itirazında,
bu somut bulgu ve belgeler var mıdır? Hayır.
Yuvarlak rakamlar üzerinden soyut iddialar söz konusu.
“Şu kadar bundan, bu kadar şundan…” gibi afaki rakamlar var.
YSK bunları araştırmalı mı? Hukuk varsa, kanun varsa HAYIR:
YSK bir ceza mahkemesi, ilk derece mahkemesi değildir. Delil
toplamaz. Burada ise tam aksine delil toplama yoluna gitmiştir.
YSK benzer durumlarda daha önce ne yapmıştı? Ona bakalım
şimdi: En çarpıcı ve yeni örnek 2014 seçimlerinde Mansur YAVAŞ’
ın itirazı üzerine verdiği karardır ve YSK, net bir biçimde bu itirazı
kafadan reddetmiştir.
Elbette yanılabilirim. Yanılmayı çok arzu ederim; ama YSK şu
anki yapısı ile ve 25 günden bu yana izlediği tutumla, fazla iyimserliğe
imkân vermiyor.
Muhtemel bir iptal kararı, ülkenin bilinçli ve planlı biçimde 4 yıl
önce yaşanan 7 Haziran-1 Kasım 2015 arasındaki acı sürecin
yeniden yaşanmasına yol açabilir. İktidar, maalesef İstanbul’u vermemek
uğruna her şeyi göze alacak bir zihniyet tarafından kullanılmaktadır.
Bir iptal ve yenileme, sonucu ne olursa olsun asla ülke yararına
olmayacaktır. Ülke ve millet yararına olmayan hiçbir uygulama ise
kısa vadede kazanç olarak görünse bile, uzun vadede hiçbir siyasi
partiye de hayır getirmez.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika