...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1533 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

GÜVENLİĞİN GÜVENLİĞİ

13 Aralık 2016 - 656 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»GÜVENLİĞİN GÜVENLİĞİ
GÜVENLİĞİN GÜVENLİĞİ

 GÜVENLİĞİN GÜVENLİĞİ

 

Son Beşiktaş katliamının ardından güvenliğe dair…

 

Bombalı saldırıda kullanılan araca bakalım. Chevrolet Aveo marka ufacık araç. Açıklamalara bakılırsa 400 kilo patlayıcı yüklü. İki de yolcusu var. Yani yaklaşık 550 kiloluk bir yük.

*

Böyle bir aracın adeta yere yapışırcasına çökeceği belli.

*

Bu araç, saatlerce İstanbul’un en kalabalık yerlerinde dolaşıyor. Vatan Emniyet Müdürlüğü, Vatan Orduevi gibi korunaklı yerlerin önünden kısa aralıklarla geçiyor. Ya keşif yapıyor ya da güvenliği test ediyor.

*

Her yer polis kaynıyor bu kentte üstelik. Nasıl bir güvenlik anlayışıysa, hiçbir göz, bu aracın iki kişiyle bu kadar çökmeyeceğini, araçta aşırı bir yük olması gerektiğini fark etmiyor.

*

Polisin, güvenlikçinin çok olması, güvenlik için yetmiyor. Çok açık bu. Konu eğitimden geçiyor. Bakmasını bilen, analiz etmesini bilen yetişmiş elemandan geçiyor. Bu ise şu sıralar pek bulunabilecek şey değil.

*

Rahmetli Uğur Mumcu’nun kitaplarından birinde (Sanırım ‘Silah Kaçakçılığı ve Terör’) okumuştum. İçinde tek kişi olan; ama yere sürünürcesine hareket eden bir aracı fark eder polis. Hemen durdurur. Araçtan 500 kadar tabanca ve yüzlerce mermi çıkar. Bu büyük bir kaçakçılık operasyonunun ilk adımıdır.

*

Şimdi bakıyoruz. Belli günlerde Marmaray, metro girişlerine onlarca elemanı yığıyorlar, sonrasında günlerce kimse yok.

*

Özel güvenlikçilerse işin hikayesi. Onlarla bu iş olmaz. Merdiven başındaki görevli, bebek arabasını geçirmesi için bir kadına yardım ederken yandan tankla geçsen haberi olmaz. Aşağıdaki görevlininse ‘nasılsa oranın adamı var’ diye yukarıya baktığı yok.

*

Bir de belli yerlerdeki güvenlik noktalarında kümelenen emniyet mensuplarını gözlüyoruz. Kimi araç içinde, kimi ayakta, çok kez elde telefon facebook muhabbetiyle meşguller.

*

Güvenlik kaygısıyla yer bildirmeyeceğim, ama gideceğimiz bir adresi şaşırmış, ticari bir taksiyle üst düzeyde korunan birinin köşküne giden çıkmaz yola girmiştik. Koruma polisleri girişe yakın bir noktada, araç başında tavuk gibi kümelenmişlerdi.

*

Taksi yanlarında durduğu halde başını çeviren olmadı. Gideceğimiz adresi sormak için birkaç kez “Memur Bey” diye bağırdıktan sonra gönülsüzce döndü görevlilerden biri. Açıkça söylüyorum, tek kişi tarafından avlanabilecek kadar bir zaafiyet içindeydiler.

*

İlk sorun güvenlikle ilgili eğitimin yetersizliği. Ancak yetiştiğimiz toplumda hakim olan ve hatalı algılanan bir tevekkül kültürü, ayrıca içimizdeki en büyük düşman kaderci anlayışımız da çok etkili. İşi Allah’a havale etmek, başa bir şey gelince de suçu kadere yıkmak.

*

Ama bir üçüncüsü var ki söylemeden geçemeyeceğim. YORGUNLUK…

*

Her gün on binlerce polis, kendilerini, vatandaşı korumayı unutmuş bir halde, şehitliğe pek de meraklı, devlet büyüklerini korumak için gece-gündüz ayaktalar. Köprü altları, kavşaklar, adına devlet büyüğü denen, korumaya layık(!) zatların makamları, konutlarının çevresi ;  eskort araçları, polis kaynıyor büyük kentlerde.

Ve elbette ki ister istemez yorgunluk oluyor. Hep aynı işi yapmaktan doğan bir bıkkınlık, boşvermişlik ortaya çıkıyor. Ardından da  bu yürek yakan olaylar.

*

Bu çocuklar bizim evlatlarımız. Hepsi ana kuzuları. Acılarımızda, mutluluklarımızda ortak olmadıkça barışı kurmakta zorlanacağımız kesin. Yönetim ve güvenlik anlayışımızı değiştirmedikçe acıların çoğalması kaçınılmaz.

*

İşim bu değil benim, ama bir büyük şehir sürgünü ve mahkumu olarak gözlemlerimi aktarmaya çalıştım. Umarım duyması gerekenlere ulaşır.

 

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 0 Ortalama Puan: 0]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika