Dolar : Alış : 5.8881 / Satış : 5.8987
Euro : Alış : 6.4888 / Satış : 6.5005
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin27°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1511 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

GERÇEK MAĞDUR

23 Ağustos 2016 - 1.083 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»GERÇEK MAĞDUR
GERÇEK MAĞDUR
GERÇEK MAĞDUR
Mağduriyet…. Son yılların en bereketli mahsûl veren ve oya en kolay çevrilebilen tarlası. Mağdurların anlatımına bakılırsa, Osmanlı döneminin son yıllarında tanzimat hareketleriyle başlamış mağduriyet.
*O dönem öncesinde devlet kademelerinde borusu öten Şeyh-ül İslam Cinci Hoca’ların,” Yıldızların gözlenmesi uğursuzluk getirdi.” diyerek rasthane yıktıran Kadızade Ahmet Şemsettinlerin, dünyanın bugün bile hayranlık uyandıran ünlü haritasının çizeri Piri Reis’i katledenlerin, “Bizim işsiz kalmamıza yol açar.” diyerek matbaaya baş kaldıran ama bunu dini gerekçelerle maskeleyenlerin hiçbir günahı yok herhalde bu mevzuda.
*Daha sonrasının günah keçisi ise, ellerinin dillerinin uzanabildiği oranda Gazi Mustafa Kemal ve ondan sonra iş başına gelen CHP yönetimleri.
*1950’den sonra bu ülkeyi hemen tümüyle sağ zihniyetli, dinden değişik oranlarda nasiplenen partilerin yönettiği gerçeği, CHP’yi kurtarmıyor.
*Hatta 14 yılı bulan AKP zihniyetinin temsil ettiği dönemdeki günahların faturasından da kaçamıyor bu CEHAPE zihniyeti.
*Geçen zaman içinde zaman zaman dindar kesimin değişik boyutlarda mağdur edildiği doğru. Bu mağduriyet AKP’ye iktidar yolunu açan en büyük etmenlerden biri zaten. Ama ne bitmez bir hazine ki bu, yıllardır adam gibi bir muhalefet görmeden tek parti olarak ülkeyi yönetenler halâ  bir mağduriyetten söz ediyorlar.
*Son darbe girişimi de bu mağduriyet hissine hayli zaman yetecek oranda yakıt sağladı elbet. İktidar, saldırganların en az 25 yıllık koalisyon ortakları olduğunu unutturmak için durmadan parmak sallayacak birini daha buldu. Tepe tepe kullanmaktan vazgeçmeyecek.
*Her nasılsa, devleti yönetenlerin şipşak tatmin oldukları hileli sınavlarda hakları çalınanlar; mezun olmasına günler kala okulları kapatılanlar; torpil furyası yüzünden,hak ettikleri yere gelemeyenler, inanmadıkları halde belli bir kapıya bağlanmak zorunda kalan mecburi riyakârlar; aptalca sevdaları, ve bağlılıkları yüzünden işsiz kalanlar; mağdur değil, ama bu tabloların mimarı siyaset erbabı  halâ mağdur.
*Her yer FETÖ mensupları ile dolu; ama nedense başta AK vekiller olmak üzere tüm parlamento tertemiz…
*Bir de bu işin asıl mağduru var; ama kimse onun adını kimse anmıyor nedense. Yalnız ülkemizle de sınırlı olmayacak biçimde, son yıllarda yaşananların en büyük mağduru İslamdır ve mağduriyeti en uzun sürecek olan da odur dostlar.
*Elhamdülillah Müslüman’ım noktasından yola çıkan Müslümanların büyük çoğunluğu artık gâvur ellerine sağ salim çıkabildiklerinde, üstelik Akdeniz’in soğuk sularına kurban verdikleri yakınlarına rağmen, “Elhamdülillah” diyorlar. Ve İslam dünyasına hükmedenler bundan utanmıyor.
*Siyasette, ticarette kimse birbirine güvenmiyor. Her sözün ardında bir yalan, her davranışın ardında bir çapanoğlu arıyor. İnsanların kafasında durmadan ‘ACABA’lar uçuşmakta. Yöneticiler,”Bunun sorumlusu acaba… “diye düşünmüyor.
*Amellere, iman değil de para, çıkar ve korku egemen. Örtünmede, göstere göstere kılınan namazda bile “ihale, tayin, bulunulan makamda rahat etme” duyguları egemen. Normalde camiyle barışık olmayanlar hatta Alevi,ateist inancına sahip kamu görevlileri bile  amir korkusuyla Cuma’ya gidiyor. İktidar eliyle riyakârlık en gözde meslek haline geldi şimdilerde. Ortada kendini hesaba çeken yok. Suçlu, hep bizden başkaları. Suçlu, hep ötekiler…
*İslam yalnız surette var. Yaşantımızda ise -istisnaları saygıyla anıyorum-ara ki bulasın.
*Son yıllarda yapılan  ve bu kannati pekiştiren bir araştırmayı, ilk kez Diyanet İşleri eski başkanlarından Ali Bardakoğlu’ndan duydum.
*Sosyolojik konularda araştırmalar yapan evrensel bir kuruluş, onlarca Müslüman bilim adamından, “namaz, oruç, hac”gibi simgesel noktalar dışında;İslam’i yaşam tarzına işaret eden 50 kadar davranış modeli belirlemelerini istemiş. Ardından belirlenen bu davranışlar, dünyadaki bellibaşlı ülkelerin vatandaşları üzerinde gözlenmiş.
*İnceleme sonucuna gelince…: İslami hayata en uygun yaşayan toplum, Yeni Zelanda olmuş. İkinci sıra İsviçre’de. *Sıralamada başa en yakın İslam ülkesi Katar, 42. sırada. Türkiye mi dediniz. çok geri sayılmaz canım. İslami yaşantıda 103. sıradayız.
*Hacımız mı eksik, hocamız mı eksik? Mesturemiz mi yeterli değil. Cami sayımız, dini eğitim veren okul sayımız mı yetersiz? Kubbeler yeterince yüksek minareler yeterince çok ya da uzun değil mi yoksa…?
*Yoksa yeteri kadar Rosetta kuyruklu yıldızı dahil, her konuda allame-i cihan ve her derdimize deva olan tarikat-cemaat şeyhimiz mi yok?
*Tablo görmek istemeyenler için bile net. İslam, onu elinden, dilinden ve kılık kıyafetinden düşürmeyenlerin elinde mahzun ve mağdur aslında.
*Yazık ki yara çok derinde ve bir tarikat yerine diğerini yerleştirmekten medet umanların, pire yüzünden yorgan yakanların eliyle tedavi edilemeyecek kadar da derin.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika