...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1533 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

FİTNEYE YOL AÇANA NE DENİR

21 Haziran 2016 - 747 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»FİTNEYE YOL AÇANA NE DENİR
FİTNEYE YOL AÇANA NE DENİR

FİTNEYE YOL AÇANA NE DENİR

Yazıya bir soruyla başlayayım.

*

“Doğruluğundan şüphe duymadığınız bir haber var. Ancak duyulduğunda toplumda fitneye, ayrışmaya sebep olabilecek mahiyette. Böyle bir haberi açık etmek, duyurmak caiz midir?

*

Bir din adamına bu soruyu sorsanız ne der size?

*

Hemen tümünden “ Konu bir suçla ilgiliyse, soruşturulması, muhtemel zararlarının önlenmesi için ilgili makamlara bildirilmesi gerekir. Cemiyetin tamamına duyurulması ise caiz değildir.” cevabını alırsınız.

*

Peki, kul katında ve devlet katında makamı yukarılarda olan bir zat, bırakalım gerçek bir haberi, yalan olduğu şüphe götürmeyecek biçimde ispatlanmış bir haberi, üstelik de toplumda bir çatışmaya, ayrışmaya yol açması kuvvetle muhtemel bir haberi, aylar boyunca diline dolar, bunu siyasi getirisi var diye miting meydanlarında durmadan tekrarlarsa hakkında neler düşünmek gerek?

*

Böyle birine İslâmî terminolojide ne ad verilir?

&&&

Yazının buraya kadar olan bölümünde adres ve olay belirsiz. Genel bir soru bu. Şimdi olayı somutlaştıralım.

*

Gezi Parkı eylemlerinin başladığı günler. Dindar kisveli ve dindar geçinen bir gazeteci kadın bir haber yapar. Haber televizyonları da günlerce meşgul eder.

*

Kabataş iskelesinde metalci gibi giyinmiş, vücutlarında zincirler asılı, belden yukarıları çıplak onlarca erkek, İstanbul’un ilçe belediye başkanlarından birinin gelini olan başörtülü bir kadını taciz etmişler, bebek arabasını tekmelemişler, hatta üzerine işemişlerdir.

*

Güya dini taraklarda bezi olmayan bir erkek bir kadın gazeteci de inanırlar buna. Ne var ki bu kadar işlek bir meydanda gerçekleşen olaya dair ortada görüntü yoktur, tanık yoktur. Görüntü var diyenlerin gösterdiği görüntüler de fostur. Daha sonra konu ayrıntılarıyla soruşturulur. 2.5 km çapında tüm görüntüler incelenir. Rapor hazırlanır. “Olay uydurmadır” denir. Kadınla ilgili bir de psikolojik değerlendirme yapılır.

*

Bu akıl mantık kabul etmeyen, doğrulanmamış, toplumsal çatışmaya neden olabilecek  fitne haberi devrin başbakanı aylarca dile dolar ve sakız gibi çiğner.

*

Yine aynı günlerdeyiz. Polisten kaçan bir grup eylemci camiye sığınırlar. Caminin dışında pencere kenarında boş bir bira kutusunun resmini çeker bir gazeteci.

*

Malumzata fırsat doğmuştur. Başlar bağırmaya:” Bunlar camide içki içtileeeer…! Bunlarrr camiye ayakkabıyla girdileeerr…”

*

Kimdir en yakın tanık. Caminin imam ve müezzini. Aksini söyletmek için çok uğraşırlar ama yalan söyletemezler onlara.” Gazdan, coptan kaçarken camiye ayakkabıyla giren olmuştur. Ama içki içen kimse söz konusu değildir.

*

Doğruda ısrar eden din görevlileri cezalandırılır. Fitneye yol açabilecek yalanı süsleyerek doğru diye servis eden zat-ı muhterem ise  cumhurbaşkanlığına terfi eder.

*

Ana muhalefet partisi genel başkanı bir TV programında  partisinin ve TBMM’nin cezaevlerinde yaptıkları araştırmalardan söz ederken şöyle der:

*

“Biz toplumun ezilen tüm kesimlerine kucak açıyoruz. ­Cezaevlerindeki hasta tutuklu ve hükümlülerin sorunlarına eğilirken de bir ayrım yapmadık. ­ Cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olup hasta olan PKK’lıyı da DHPK­C’liyi de kader kurbanını da İslamcıyı da dinledik.”

*

Benzer sözleri pek de sevmediğim bir iktidar milletvekili Mehmet Metiner de söyledi:

*

“Cezaevi Komisyonu Başkanı olarak şunu içtenlikle belirtmek istiyorum: İçeride yatan kim olursa olsun, hangi örgüte mensup olursa olsun, hastaysa gerekli duyarlılığı gösteririz ve sorunun çözümü için de gerekli her türlü katkıyı sağlarız. Başka türlü siyasi mülahazaları da gayriinsani ve gayriahlaki bulduğumu belirtmek isterim” dedi…

*

Bu sözleri çarpıtılarak medyada yer alan genel başkan cenazede mermiyle tehdit edilirken, çelenkleri polislerin gözleri önünde parçalanırken baş öznemiz Malumzat ne yaptı peki:

*

Aynı günün akşamı, şehit yakınları ve gazileri ağırladığı bir iftar sofrasında  o genel başkanın sözlerinden işine gelenleri seçti ve şunları söyledi:

*

“Bir siyasi partinin başındaki, ki bu siyasi parti ana muhalefet partisidir. “Biz yeri geliyor hastanelerdeki PKK’lıları ziyaret ettik” diyor. Şu ifadeye bak ya, ne kadar da rahatlıkla bunu söylüyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu ülkede ana muhalefetin başı olacaksın, bölücü terör örgütü mensuplarını ziyaret edeceksin. Neymiş, yaralıymış. Ben milletin idaresine bunları havale ediyorum.”

*

Söylenen sözün sahibi yıllarca APO’ya özel ziyaretçi gönderen biriydi hatırlarsanız. Üstelik CHP genel başkanının sözünün tamamı alınmadığına- “İSLAMCILARI” kısmı hariç tutulduğuna göre özel bir maksat güdüldüğü net. Olayın aktarma biçimi doğru mu? Hayır. Yalan ve üstelik de toplumda fitneye yol açabileceği için yukarıdan aşağıya yanlış.

*

Ya millete havale konusu. Bu milletin kendine havale edilenleri nasıl hallettiğini bilmemesi mümkün mü bu zatın.  Bu sözün arkasından nelerin yaşanabileceğini bilmemesi mümkün mü?

*

Bilse ne fark eder ki. Ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, toplumun bir kısmını diğerine düşman etmenin siyasi meyvesini yiyor yıllarca. Toplumun ne olduğu, ne olacağı çok mu umrunda.

*

Yazının başında genel bir soru sormuş ve ” BÖYLE BİRİNE İSLAMİ TERMİNOLOJİDE NE AD VERİLİR? “ demiştim.

*

Verdiğim somut örneklerden sonra aynı soruyu tekrarlıyorum.

*

Adressiz soruya verdiğiniz o zamanki cevabınız kabulümdür.

*

Ortalama seçmeni boşverelim. Dönelim özellikle  dini konularda dirsek çürütmüş, kalem oynatmış olanlara ve  halâ bu adamda Müslümanlığın nurunu görebilenlere bir soru soralım:

*

”GÖZLERİNİN ÖNÜNDE YAŞANAN BU OLAYLARA RAĞMEN HALÂ BÖYLE BİRİNİ DESTEKLEYEBİLENLERE  İSLAMİ TERMİNOLOJİDE NE AD VERİLİR? “

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 0 Ortalama Puan: 0]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika