Dolar : Alış : 5.5775 / Satış : 5.5875
Euro : Alış : 6.1922 / Satış : 6.2033
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1497 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

FİİLİ DURUMA HUKUKİ KILIF

28 Ekim 2016 - 810 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»FİİLİ DURUMA HUKUKİ KILIF
FİİLİ DURUMA HUKUKİ KILIF

FİİLİ DURUMA HUKUKİ KILIF

 

Eski bir sözdür; “Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy.” derler. Değişen zamana ayak uydurmak hayli zordur. Ama yaşınız genç, omurganız esnek, vicdanınız eksik, yüzünüz de kızarmaz ise   işiniz  görece kolaydır.

Yukarıdaki yeteneklere sahip olamayıp da uyumsuzluk yaşayanlar; “Zaman değişti azizim. Sen hala o eski çayırlarda otluyorsun.” türünden alaylarla karşılaşırlar sıkça.

Zaman şıp diye ayak uyduramayanlar, kaliteli insanlardır aslında. Gerçekte uyamadıkları, zaman değil de kabahati zamana yüklenen yozlaşmalardır. Zamanı değiştirmeye güçleri yetmez bunların. Kendileri de değişmeden terk-i dünya ederler genelde.

Bir de uyamadıklarını değiştirenler vardır. Son yıllarda örnekleri oldukça çoğalmıştır bunların.

Kutsal kitaplar, değiştirilemez, diyoruz ya…İnanmayın. Onların hatırına değiştirilir. Metnine dokunulmaz elbet de kırk dereden su getirilerek onların işine gelecek çözümler üretilir. “Falandan, filan biçimde rivayet olunduğuna göre…” diye başlayan cümlelerin açamayacağı kapı yoktur bu dünyada.

Çağdaş ulema(!) yorumuyla; yaşadığımız dünyada kutsal kitaplar, yalnız fukarayı muhatap alır gibidir. “Kanaatkârlık, sabır, edep, kul hakkına riayet, sözüne güvenilirlik, yalandan uzak durmak, yalan yere yemin etmemek…vb.” yükümlülükler gariban içindir sanki.

Bir de  kul yapımı, değiştirilebilir hükümler vardır. Yasalar, tüzükler, yönetmelikler gibi. Normal vatandaşlar, yürürlükte oldukları müddetçe bunlara uymak zorundadırlar.

Normal üstü, kalburüstü olanlar ise üstünlükleriyle orantılı olarak bu yükümlülükten muaf tutulurlar. Anayasa da dahildir bu muafiyete.

Oysa devletin namusu yasalardır. Hukuktur. Var olan bir yasa uygulanır. Yasaya uymayan varsa, yine yasalarda belirlenmiş yöntemlerle gerekirse zorla uydurulur. Yasaları uygulayamayan devlet; haşa o…lardan, o…olur.

Adaletin elden ele gezen güle döndüğü, güçlülerin kapatması olduğu ülkelerde ise sistem normale göre yürümez.

Gücü elinde tutan, yasaları iplemez.” Sıkıyorsa buyrun…!” diyerek yasaları uygulamakla yükümlü olanlara meydan okur.

Şu an ülkemizde yaşanmakta olan tablo da aynen böyledir. Cumhurbaşkanı, bu makama seçildiğinden beri yasaları, anayasayı zerre iplemeden bildiğini okumaya devam ediyor.

Ana muhalefetin ona muhalefeti ise: ”Sen anayasaya el basarak yemin etmiştin. Yeminine neden uygun davranmıyorsun…!” dan öteye varmadı şimdiye dek. Erdoğan’ın bunlara verdiği cevap; açıkça söylemese de; ”Yemişim yemininizi!” dir.

Cumhurbaşkanı, mevcut anayasa ve yasalara göre seçildi. Yetkileri bu makamla sınırlıdır. Ancak o, baştan beri fiilen “BAŞKAN”mış gibi davranıyor.

Türkiye’nin başkanlık diye bir sorunu var mı? Erdoğan bu makama uygun mu? Bunlar değişik ortamlarda tartışılabilir. Meselenin farklı bir yönünü anlatmak istiyorum.

Konunun çokça konuşulduğu bu günlerde, her ne kadar ikide bir vatandaşın görüşü ön plana çıkarılsa da hikayedir bu. İşi düşmedikçe ne anayasa ne de yavru yasalar, vatandaşın umrunda olmaz. Seçmen çoğunluğu, bu güne dek hiçbir anayasa referandumunda üç-beş maddeyi olsun okuyarak, anlayarak oy vermemiştir. O başka şeylere bakar.

Şu an vardığımız noktada, ana muhalefetin de D. Ana muhalefetin de Erdoğan’ı yasal çerçeveye çekme gücü yoktur görüldüğü kadarıyla. Sazcı’nın partisi ise kendi derdindedir.

Hele şükür ki(!) D.Ana muhalefet, bu açmazdan kurtulmak için bir formül geliştirdi. “Madem bu malum vatandaş, anayasaya uymuyor, biz ona münasip bir anayasa uyduralım. İyi uysun diye de yalancıktan millete soralım.” formülü bu.

Tamam soralım da  bütün medya iktidarın elinde. Sizin okunmaya, bakılmaya değer ne gazeteniz ne de televizyonunuz var. Bu şartlarda bireylerin hür iradeyle tercih yapabilmesi mümkün mü?

Bu konuda iktidar kanadına ve onun yardakçılarına söz söylemek anlamsız. Onlar fıtratlarına uygun davranıyorlar. Bu bakımdan muhalefetedir sözüm.

Bakın beyler! Yaptığınız, yapmak istediğiniz iş,  acizliktir, sünepeliktir. Zor iş belki; ama adam olun. Başkanlıktan yanaysanız açıkça söyleyin bunu. Eğer değilseniz cumhurbaşkanını uygun siyasi ve sosyal yöntemlerle, var olan anayasa çerçevesine çekin önce. Devletin onurunu iki paralık etmeyin.

Filli duruma hukuki kılıf uydurmaya çalışırken;

“Madem devlet anayı bu adamdan kurtaramıyoruz. Herif, gayrimeşru yoldan onu yoklamaktan vazgeçmiyor. Bu yüzden devletin namusuna halel geliyor. Hem biz üzülüyoruz hem devlet ana rencide oluyor. Üstelik adam da  suç işliyor. Bari işi kitabına uyduralım da devleti yasa dışı şey edilmekten, adamı da suç işlemekten kurtaralım.” diye mi düşünüyorsunuz yoksa?

Böyle siyaset, böyle muhalefet olmaz efendiler. Yazıktır, günahtır. Devletin namusu, sizinkinden değersiz değildir.

(Buradaki ‘DEVLET’in siyasi figür(an) olanla bir ilgisi yoktur. Onun namusu, hayli zamandır ilgi alanımın dışındadır.)

 

 

 

 

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika