Dolar : Alış : 5.5775 / Satış : 5.5875
Euro : Alış : 6.1922 / Satış : 6.2033
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1497 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Evet Diyerek Özgürleşilmez!”

21 Ocak 2017 - 726 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»“Evet Diyerek Özgürleşilmez!”
“Evet Diyerek Özgürleşilmez!”

“Evet Diyerek Özgürleşilmez!”

12 EYLÜL 2010 REFERANDUMU’nda ısrarla vurguladığım bir slogandı bu başlık.

Konuyu somutlaştırmak için evliliği örnek veriyordum hatta.” Nikâh masasında dediğiniz evetle haklarınızı ikiye bölüyor, sorumluluklarınızı ikiyle çarpıyorsunuz diyordum.

Yoğun bir aldatmacayla ve kirli oyunlarla sürdürüldü bu referandum süreci. Evetçilerin ramazanda oruç yemeleri bile propaganda malzemesiydi. Ve pek çok arkadaşımız bu tezgâha malzeme vermekte yarıştılar.

Kimileri kör particilik anlayışıyla, kimileri, rövanşist yaklaşımla, kimileri askerin ve Kemalistlerin burnu sürtülecek diye, kimileri de ramazandaki ibadetlerimiz boşa gitmesin aldatmacasıyla, evet dediler.

Çıkarın adına din koyup onun hatırına evet diyen tarikatlar, cemaatler ve elbette ki ‘yetmez ama evet’çi sünepe liboşlar ayrı hikâye. Sonrasın da yaşananları birlikte izledik.

Şimdi turpun büyüğü çıkarılıyor heybeden. Cumhuriyetimizin hatta ülkemizin kaderi oylanacak yakında.

İktidar cephesindekiler, anayasa referandumu sürecine; “Halifelik meclisin şahsında mündemiç (saklı)tir.” ifadesinden yola çıkarak işe halifeliği katma çabası içindeler.

Halifelik getirilebilir mi peki? Nihayetinde sembolik bir makam bu. Şu anki meclis ve toplum yapısıyla bu, mümkün olabilir.

İyi de bunun İslam âleminde bir geçerliliği olur mu?

Halifelik Yavuz Sultan Selim tarafından zorla alınarak İstanbul’a getirildi. Araplar onu bize güle oynaya bağışlamadılar.

Kur’an kavmiyeti açıkça yasakladığı halde, daha Hz.Muhammed defnedilmeden başlayan halifelik kavgasında en etkin unsur, kavmiyet, (ırkçılık) olmuştur. İlk seçimde kazanan Hz. Ebubekir değil; “ Peygamber Kureyş’tendir, Halife de Kureyş’ten olmalıdır.” anlayışıdır.

Bu anlayış, yalnız Dört Halife döneminde değil, Emeviler ve Abbasiler döneminde de sürmüştür. Özetle Arap dünyasında başka bir kavmin halifeliği kabul görmeyecektir.

O zaman maksat nedir? Konu doğrudan halifeliğin getirilmesi olmayabilir, ama bu simgesel dini değer kullanılarak evet oylarının çoğaltılması planlanmaktadır.

Propaganda sürecinde sık sık konu halifeliğe getirilecek, laik kesimin bu söyleme göstereceği sert tepki, yoğun bir propaganda bombardımanıyla, halka İslam’a dönük bir tepki olarak yansıtılacaktır. Yani konu hep olduğu gibi pis çıkarlar için dinin sırtına binmekte düğümlenmektedir.

Laik ve demokratik kesimin bu propagandaya karşı durabilecek bir karşı propaganda organı yazık ki yoktur.

İşi AK zihniyete gollük pas vermek olan SÖZCÜ gazetesiyle, toplam 50.000. kişinin okuduğu birkaç muhalif gazeteyle, bir pazarlama kanalı olmaktan öteye gidemeyen Halk TV ile bu iş yürümez. İnternet medyasının alanı ise okumuşlarla sınırlı olup bu sahada pek dolaşmayan EVET eğilimlilerin üzerindeki etkisi sinek vızıltısıdır.

Bu süreçte bize düşen, evet zihniyetli seçmeni aşağılamadan, dini değerleriyle kavga etmeden, yakın markajla kendimizi ifade ve tehlikeye işaret etmek olmalıdır.

Pek çok arkadaşımız, kolaycı ve toptancı bir yaklaşımla içinde bulunduğumuz ortamın faturasını AKP’ye oy veren seçmene kesme yoluna gitmekteler. Devletin, milletin kaynaklarını yağmalamak için bu siyasi örgüte yamanan kim varsa bunu fazlasıyla hak ediyordur. Ancak seçmen çoğunluğu garibandır. Onlar aslında muhtaçlıkla içine hapsoldukları bu düzenin kurbanı konumundadırlar.

AKP’ye oy verdiler diye onlara küfretmenin, tecavüze uğrayan kadına :”O da kısa giyinmeseydi, gece sokağa çıkmasaydı.” demekten fazlaca bir farkı yoktur.

Özetlersek: Kurbanı suçlayarak bir yere varamayız. Her fırsatta aşağıladığımız, yumrukladığımız insanların, bizimle aynı doğrultuda davranmalarını bekleyemeyiz.

Bu insanları ve onları bu hale düşüren nedenleri anlamak zorundayız. Bu insanları tanımak ve ruh hallerine uygun yöntemler kullanmak zorundayız.

Onlar ötekimiz değildir, birlikte yaşadığımız, aynı havayı teneffüs ettiğimiz insanlardır. Kurban olduğunu anlamayan, bize de anlatamayan kurbanlardır. Bizden birileridir. Kazanmak zorunda olduğumuz yitiklerimizdir. Lütfen daha fazla saygı, hoşgörü ve elbette ki gayret.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika