...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1649 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

EKMEK YAPMAK

19 Mayıs 2017 - 742 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»EKMEK YAPMAK
EKMEK YAPMAK

EKMEK YAPMAK

Referandum sürecinde kurumsal muhalefeti temsil ettiği için CHP’yi eleştirmeyi uygun görmemiştim. Şimdi eteğimde taş yok. Yazacaklarımı rahatça yazabilirim.

Önce maçı 1-0 kazandım diye mutluymuş gibi yapanlara birkaç lafım var. Haramın binası olmaz. Hiçbir kural tanımadan, harama el uzatarak, dini de istismar ederek,  devletin her türlü imkanını kullanarak, vatandaşı tehditle, şantajla zorlayarak aldıkları %51, boğazlarında kalacaktır.

Onlara; “ahlak,vicdan,islam” diye başlayarak bir şeyler söylemek isterim de işe yaramayacağı belli. Çünkü bahaneleri hazırdır: Banker Bilo’daki MAHO gibi:” Evet yaptım; ama hele bir sor niye yaptım?” diyerek zırvalarını tevil yoluna gideceklerdir.

Yine de bir gerçek vardır. Kirli de olsa AKP takımının bir davası olduğu gerçeği. Ya CHP. Partinin kurumsal yapısında davası olan kaç kişi vardır ve tabanda gerçek anlamda davası olanlar ne kadardır?

Tanık olduğum bir örnekle vermeye çalışacağım yanıtı. 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi. Aday belirleme süreci başlamış. CHP İstanbul İl başkanlığında dönemin il başkanı, Sn. Karayalçınla randevumuz var. Randevu saatimizden yarım saat önce İl başkanlığına girdik. Dönem itibariyle ortam canlı. Halkla ilişkilerde, güvenlikte 8-10 görevli göze çarpıyor. Girişin hemen sağındaki TV açık. CHP il başkanlığı, çalışanları  NTV izliyorlar.

Biz asansör beklerken Karayalçın da binaya giriş yaptı. Hızlı adımlarla, geleneksel tebessümüyle sağı solu selamlayarak yürüdü asansöre doğru. Konu kafama fena takılmıştı.    Karayalçın’la görüşmede; “Sayın Karayalçın CHP Atatürk’ün partisi. Onun çizgisini izlediğinizi söylüyorsunuz. İyi de Atatürk Kurtuluş Savaşı’na başlarken iki önemli adım attı. Biri Anadolu Ajansı’nın kurulması, diğeri ise Ulus Gazetesinin çıkarılması.

Aradan 96 yıl geçti. Bugün CHP’nin gazetesi var mı? Yok. TV’si var mı? Sakın bana HALK TV demeyin. Çünkü çalışanlarınız, genel başkanını Kılıçdaroğlu ile penguen arasında kaldıklarında  tercihlerini penguenden yana kullanan  NTV’yi izliyorlar. Bu yolla nasıl iktidara geleceksiniz?

Karayalçın işi şakaya vurdu;”Fena yakalanmışız.” diyerek geçiştirmek istedi konuyu. Ancak konu o kadar basit değildi:

“Sayın Karayalçın, iktidarın ulusal yayın yapan onlarca kanalı var. Sizin elinizde ise kendi çalışanlarınızın bile izlemediği tek kanal. AKP’nin en küçük belde teşkilatına gidin. Hiçbirinde muhalif bir kanalın izlenmediğini görürsünüz. Çünkü onların davası var. Sizinse yok.” diyerek sürdürdüm eleştirimi.

45 dakikalık randevu sonrası çıkışta baktık. Çalışanlar, halâ NTV izliyorlardı. Bu kez biraz da incitecek biçimde, onlara yönelttim eleştirilerimi.

Eğer CHP İstanbul İl Başkanlığı çalışanları bile, bu şuurda değillerse ve yılların siyasetçisi olan İl Başkanı bile bu çarpıklığı fark etmiyorsa, suçluyu dışarıda aramak abestir.

*

Bir de CHP seçmeninin  bir türlü anlayamadığım bir özelliği var. Az sayfalı, bol resimli, kalayı bol, çok satan bir gazeteyi muhalif sanmak. “Paşa camide, Şerefine Tayyip, Oy kullanmaya giderken beyninizi yanınıza almayı unutmayınız.” türünden manşetler atan, vatandaşa “koyun, beyinsiz, göbeğini kaşıyan adam” yakıştırması yapan bir gazete muhalif olamaz.

Bu manşetlerin, sizin gazınızı aldığı, içinizdeki sövme hissini tatmin ettiği doğru; ama aslında     AKP’nin değirmenine su taşıdığını, Erdoğan’a gollük paslar verdiğini anlayamıyor musunuz? Bu gazetenin ve onun uslubunu benimseyen bazı CHP’lilerin, seçmeni aşağılayarak Erdoğan’ın kucağına ittiğini neden anlamıyorsunuz.

Ve benim taşlamalarım. Diğer yazılarımdan, romantik şiirlerimden çok ilginizi çekiyor. Destekleriniz klavye başında kalsa da kitaplarıma dönük bir ilgiye dönüşmese de yanımda olduğunuzu söylüyorsunuz. Oysa bunlar da aynı işlevi görüyor aslında. Taşlamalarım sayesinde,  içinizden geçenleri söylemiş gibi oluyor, rahatlıyorsunuz biraz. Samimi olarak, kendimi de eleştirerek soruyorum. Eyleme dönüşecek, çözüm getirecek ne  var taşlamalarımda?

Ekmek resmi yapmakla, ekmek pişirmenin tarifini yapmakla,başkasının pişirdiği ekmeği eleştirmekle ekmek pişmez dostlar. Dolayısıyla kimsenin de karnı doymaz. Bu güne kadar bu gazetenin bırakın ekmek yapmayı, ekmek pişirmenin tarifini bile yaptığını, yani bir çözüm yolu gösterdiğini görmedim. Birkaçı dışında benim taşlamalarım da aynı maalesef.

Yine de son birkaç aydır sanal alemdeki muhalif arkadaşlarımda bir değişim gözlediğimi mutlulukla ifade etmek isterim. Giyim tarzı üzerinden kadını hedef alan, onları anlamaya çalışmak yerine, sözle tekmeleyen, aşağılayıcı ifadelerle bulundukları kapıya iyice mahkum eden paylaşımlardan vazgeçtiler. Doğrusu da buydu.

Değerli dostlar, siyaset sosyolojik temeller üzerinden yürütülür. Sosyoloji bir bilim dalıdır. Akılcılığı gerektirir. Seçmen, ortalama yurttaş, duygusal yaklaşır olaylara. Başta Sn. Erdoğan olmak üzere, Siyasiler de onların sağlıklı düşünmelerini önlemek için “ver coşkuyu, kap oyu” tekniğini uygularlar.

Ancak siyasetçinin, siyaset yaptığını sananın duygusal tepki vermeye ve “ Mademki AKP’ye oy veriyorsun, öyleyse geber…” demeye, yani kurbanı suçlamaya hakkı olamaz.

Referandum geride kaldı. Ancak umutlar daha gür şimdi. İyinin, güzelin ve  adaletin zaferini çok geçmeden göreceğiz.

Yeter ki karanlığa sövmek yerine, bizim yerimize sövenleri alkışlamak yerine, mum yakmayı öğrenelim.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 0 Ortalama Puan: 0]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika
Teknik Destek