Dolar : Alış : 5.8518 / Satış : 5.8624
Euro : Alış : 6.5549 / Satış : 6.5667
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin30°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1476 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ÇOCUKLARIMIZI RAHAT BIRAKIN…!

14 Ekim 2016 - 688 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»ÇOCUKLARIMIZI RAHAT BIRAKIN…!
ÇOCUKLARIMIZI RAHAT BIRAKIN…!

ÇOCUKLARIMIZI RAHAT BIRAKIN…!

 

Öğretmenliğimin ilk yıllarında  geleneksel anlayışla,’vatan-millet-bayrak’ konulu yazma çalışmaları yaptırdığımda  gencecik çocuklar, nerdeyse bir ağızdan “Vatan için ölmek”ten söz ederlerdi. Emekliliğime yakın dönemlerde de birkaç kez denedim bunu. Manzara aynıydı.

*

Tarihinin büyük bölümü savaşlarla geçen bir ulusun beynine yerleştirilen kodlardı bunun nedeni. Kısmen yakın zaman sayılan Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı günlerinde, bu memleketin topraksız, meteliksiz evlatlarını,can pahasına vatanı korumaya yöneltecek en etkili duygu “şehitlik”ti. Dolayısıyla çokça vurgu yapılan bir kavram oldu bu.

*

Sonraki yıllarda, güya barış dönemlerinde de Tanrılar(!) aslında onların yeryüzündeki gölgesi efendiler, hep kurban istediler bizden. Vatan çocuklarını bir şeyler uğruna kurban ettiler bu topraklarda.

*

Bölücü olanından olmayanına, darbelisinden darbesizine pek çok olayda binlerce evladımız terör kurbanı oldu.

*

Yetmedi, trafikte can vereni, maden ocağına diri diri gömüleni, cephanelikte havaya uçanı, iskeleden, asansörden düşeni de şehit defterine yazdık.

*

Onları cennetlik sınıfına yazarak avuttuk ailelerini. Böylece hesap vermekten, sorumluluk almaktan da kurtulduk. Hatalarımızdan ders çıkarmak, düzelmek zahmetine de girmedik.

*

“Açılım-saçılım, baldıran içerim, hayır mevlid şerbeti daha iyi.” “Analar ağlamasın. Ağlarsa ağlasın, oğlu cennetlik olmuş. Ona da şefaat edecek. Ne diye ağlıyor ki karaktersiz….” “Sıfır sorun, olmadı değerli yalnızlık…” derken tabutlar dizi dizi gelmeye başlayınca işler karıştı.

*

Genellikle etekleri keyiften zil çalan efendiler tayfasının bu kez paçaları tutuşmuş olmalı ki sosyal sıkıntıların hararetini söndürmek üzere itfaiye teşkilatı olarak hizmet veren DİYANET’i çağırdılar imdada. 

*

Diyanet, çocuklar için hazırladığı dergide, ölüme methiyeler dizmeye başladı, “cennet-şehitlik” maskesi altında. Ölümü çok uzaklarda bile olsa hissedemeyen ufacık yüreklere, ölümü yerleştirdiler.

*

Yetmedi. 2016-17 eğitim öğretim yılı başında, çocuklarımıza dağıtılan broşürlerde de sürdü bu anlayış.

*

Çocuklar için hazırlanan bu broşürde: “Üzerinden asırlar geçse bile şehadetinle hayat bulan bu kutlu destanı asla unutmayacak, asil ve temiz kanınla suladığın bu toprakları, her hal ve şart altında tıpkı senin gibi canım pahasına koruyacağım!” ifadesi yer almakta.

*

Gün geldiğinde elbette vatan savunması için canını feda eder insan. Ama şehitler arasında ayrım yapılıyorsa bir ülkede; 7 Haziran 2015’ten bu yana vatan için hayatını feda eden sayısı meçhul, binlerce  Mehmetçik, sadece rakam mertebesine indirgenmişse; buna karşın darbe girişiminin şehitleri makbul sayılıyorsa; bunu  kararmamış vicdanlar kabul edemez.

*

Analar çocuklarını yaşasın diye doğurur her ülkede. Hiçbir ana, cennetle müjdelense de oğlunu kara toprağa kıyamaz. Hele efendilerin, eşlerinin, çocuklarının, koruma ordularının arasında zırhlı arabalarla dolaştığı; tüy döşeklerde  toz pembe rüyalarla uyuduğu; kendi çocuklarının ise mermi yağmurları arasında, yastığı taş, döşeği toprak, yorganı ağaç dalları, uykusuz geceler geçirdiği bir ülkede, kimse analardan sabır, anlayış, metanet bekleme hakkına sahip değildir.

*

Çoğumuz gibi biz de çocuklarımızı kendi imkânlarımızla okuttuk bu topraklarda. Namerde el açmadan bugüne getirdik sağ-salim. Kimsenin himmetine gerek duymadan hayat çarklarını iyi-kötü döndürecek işlere sahip oldular.

*

Şimdi torunumuz okulda. “Sana tüfekle ateş etmeyi öğreteyim. Ava çıkarız, domuz avlarız.” dediğimde bana, öğretilmediği halde:” Hayır, istemem. Ben hiçbir canlıyı öldürmek istemiyorum. Domuz da vurmak istemiyorum.” diyen bir çocuk o.

*

Ve yaşamayı, ama insanca yaşamayı öğrensin, kendi gibi minnacık ellerle birlikte, dünyayı cennete çevirmeyi öğrensin, diye devlete emanet ettiğimiz, hiçbir cana kıyamayan  o miniğin ellerine “Genelkurmay’ın hazırladıklarından pek de farklı olmayan ” şehadetli, can fedalı “bir metin tutuşturuyor sayın büyüklerimiz.

*

Kutsal olan yaşamaktır beyler, ölmek değil. Bir kurşunla, bombayla birkaç saniyede ebediyete göçen o civanlar yaşamak için geldiler dünyaya. Hem kendileri, hem bizler için güzellikler üretmek, sevmek, sevilmek için geldiler.

*

Vatan bir gemiyse ve hepimiz yüklerimizle birlikte bu gemideysek, bu gemi su alıyorsa ve batma tehlikesi yaşıyorsa…

*

Muhterem büyüklerimizin hünerli, usta elleri sayesinde o gemideki devlet ve millet bir beka sorunu yaşıyorsa;

*

O geminin batmaması için en büyük çabayı, gemiyi o hale getirenler, o gemide en çok malı mülkü olanlar harcamalı ve önce onlar canlarını feda etmelidirler.

*

Evlâtlarımızı rahat bırakınız efendiler. Onları, artık bizim olmaktan çıkmış,  makamınıza, arpalığınıza, kirli servetinize indirgenmiş kavramlar için ölüme çağırmayınız.

*

Evleri sıvasız, anaları boyasız, babaları lüks arabasız olabilir belki. Ama onlar da en az sizin çocuklarınız kadar değerlidirler.

*

Bilmem anlatabildim mi…

 

 

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika