...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1588 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Çatlasanız da Patlasanız da…

29 Ocak 2020 - 38 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Çatlasanız da Patlasanız da…
Çatlasanız da Patlasanız da…

Birkaç yıl önce “ÇILGIN PROJE” diye ortaya atılan ve son günlerde
ülkeyi sürekli meşgul eden bir proje var. Kanal İstanbul.
İktidara bakarsak bu proje ile müthiş sükse yapacakmışız. Türkiye bu
proje ile kanat takıp uçacakmış. Zaten tek eksiğimiz sükseydi. Her işimiz
tamamdı da bir kanatlarımız yoktu.
Nasıl sükse yapacağız mesela?” Vay be herifler boş hazineyle 47 kilometre kanal yaptılar mı diyecek kanalı görenler? Nasıl kanatlanacağız mesela? Yılda kaç gemi geçecek? Gemi başı kaç lira alacağız? Boğazdan geçiş serbest ve bedava olduğuna göre gemileri buradan geçmeye nasıl zorlayacağız? Gemi sayısı artıyormuş. Hayır efendim rakamlar diyor ki artmıyor, azalıyor. Kuzey Akım ve Ana Akım boru hatları yakında açılıyor. Dolayısıyla gemi trafiği daha da azalacak. Efendim boğazdan geçen gemiler tehlike yaratıyormuş. İstanbul’u kurtaracaklarmış. 1.5 kilometre genişliğindeki boğazda bile kazaları önleyemezken,
genişliği yüzeyde 145–150 m, tabanda ise yaklaşık 125 m. Olan daracık bir su yolunda kazaları nasıl önleyeceğiz? Kıyıdaki yerleşim yerlerini nasıl koruyacağız. Yoksa orası İstanbul değil mi? Bu soruların cevabı var mı? Vallahi ben duymadım. Duyan varsa söylesin.
Proje oldukça yüksek maliyet gerektiren bir proje. Kaynak nerede belli değil. Bu da tıpkı geçenin de geçmeyenin de para ödediği Deli Dumrul
köprü ve tünelleri gibi hazine garantili mi yapılacak? Bunlar belirsiz, ama
nasıl olacaksa artık ihaleye çıkılacak.
Peki bu proje kimin işine yarar? Montrö sözleşmesi, askeri gemilerin
savaş ve barış zamanlarında Boğazlardan Karadeniz’e geçişini sınırlandırıyor. Bundan Rusya’nın bir sıkıntısı var mı? Yok. Çünkü zaten Karadeniz’e bitişik. Bu sınırlama kime engel peki? Elbette ABD ve onunla birlikte hareket edeceklere. Kanal İstanbul yapılınca buradan ABD ve yanlısı
gemiler şıp diye geçer mi? Elbette. Rusya buna nasıl bakar acaba?
Peki Kanal İstanbul’un Montrö ile ilgisi var mı? Bu kanal ile Montrö
tartışmaya açılır mı? Aşağıdaki sözlere bakalım:
ERDOĞAN: “Montrö, Türkiye’ye ne kazandırmış ne kaybettirmiştir
hiç düşündünüz mü?”
Cumhurbaşkanı açıkça Montrö’yü tartışmaya açıyor.
CB Sözcüsü İBRAHİM KALIN onu yalanlıyor:”Montrö’yü tartışmaya
açmayız. Kanal İstanbul bu anlaşma kapsamında yapılacak bir projedir.
Montrö anlaşmasını ortadan kaldıracak bir
proje değildir”
İkinci yalanlama, Hükümet sözcüsü
ÖMER ÇELİK’ten: Kanal İstabul’un Montrö
ile çatışan bir yönü olduğunu söylemek
mümkün değil.
Üçüncü çivi DEVLET BAHÇELİ’den:
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışılması Türkiye için tehdit ve beka sorunudur.
(Ardından çelişkili bir açıklama: “Bu projeden hiçbir haklı ve meşru bahanesi olmadan rahatsızlık duyanlar şuursuz ve gayri
millidir.”
Dördüncü yalanlama Çevre-Şehircilik
Bakanı MURAT KURUM’dan: Kanal İstanbul ayrı, Montrö ayrıdır. Montrö’deki zorunluluğumuz devam edecek.
Bu da Yarı Resmi Gazete Y. Şafak yazarı ERGÜN YILDIRIM’dan:
“Uluslararası siyaset açısından Kanal İstanbul, Rus baskısına karşı
ABD gücünden yararlanma imkânı verecek bize.
Ve son itiraz bizzat ERDOĞAN’dan Erdoğan’a: “Kanal İstanbul’
un Montrö Sözleşmesi’yle herhangi bir ilgisi yoktur. Tamamen
Türkiye’nin kendine ait bir su yolu olarak faaliyet gösterecek.”
Bunları okuyup mantıklı bir sonuca varabildiyseniz vallahi helal olsun.
Ve en komik açıklama, yine Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum’dan
geldi: ”Biz hiçbir şekilde arsa rantına müsaade etmedik.” Belli ki sayın Cumhurbaşkanı’nın maketini gösterdiği kanala nazır kuleleri, TOKİ
yoksullara dağıtmak için yapmış. Bölgede yıllardan beridir arsa toplayan
esmerinden sarışınına, her kavimden sermayedarlar, buralardaki arsaları yetim çocuklara yurt yapmak için toplamışlar? Arap TV’lerinde dönen 250 bin dolarlık ev karşılığı ucuz vatandaşlık reklamları da yoksul
Müslümanlar için hazırlanmış.
Aydın ve yurtsever insan, hiçbir projeye önyargılı yaklaşmaz.
Bir proje vatan ve millet menfaatine ise elbette yapılmalıdır. Körü körüne
karşı çıkılmaz. Mesela birilerinin “Depremi tetikler.” Biçimindeki iddiası
bilimsel değildir. Kanal depremi tetiklemez; ancak deprem sırasında kanalın, kanaldaki gemilerin ve Cumhurbaşkanı’nın maketindeki kıyıya dizili Dubai tipi gökdelenlerin ne olacağına karışmam.
Bu kadar büyük bir proje Erdoğan’ın dediği gibi inadına yapılmaz.
Gerekli platformlarda uzmanlarca tartışılır. Raporlar sumen altı edilmez,
yeniden rapor yazdırılmaz. “Sen işine bak, sen kimsin ya!” mantığıyla iş
görülmez. Sükse gibi, kanatlanmak gibi içi boş kavramlarla iş görülmez.
Sayın Erdoğan şöyle diyor: “Hak ve halk razı olduğu sürece, CHP ve
uzantılarının eleştirilerinin bizim gözümüzde hiçbir kıymeti yoktur.” Kimmiş CHP uzantıları? Nerden anlamış karşı çıkan herkesin CHP uzantısı
olduğunu? Hakkın razı olduğunu istihareye yatarak mı öğrendiler acaba? Halkın razı olduğunu yalnız işine gelmeyen çeyreğini iptal ettirdiği
800 bin farkla kaybettiği İstanbul ve diğer pek çok şehrin seçim sonuçları
mı söyledi kendisine? Yoksa gizlice referandum mu yapıldı bu konuda?
Sayın cumhurbaşkanı; inancınız umurumda değil; ama inancınızda
samimi iseniz eğer, meşveret edin. İşi ehline verin. Her şeyi siz mi bilir
siz mi düşünürsünüz? Sizden başka herkesi aptal mı sanırsınız? İnin
kibir tahtından aşağı!
Dinler tarihi, burundan içeri giren ufacık bir sineğin dahi nelere muktedir olduğuna tanıktır.
Arzu ederiz ki ibret alına.

Bu haberi değerlendirin
[ Oylayan kişi sayısı: 2 Ortalama Puan: 3]

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika
Teknik Destek