Dolar : Alış : 5.7538 / Satış : 5.7642
Euro : Alış : 6.3654 / Satış : 6.3769
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1497 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

BAŞKAN GİBİ BAŞKAN GÖNÜLLERİN ADAMI İSMAİL BARAN

13 Aralık 2015 - 1.494 kez okunmuş
Ana Sayfa » Artvin»BAŞKAN GİBİ BAŞKAN GÖNÜLLERİN ADAMI İSMAİL BARAN
BAŞKAN GİBİ BAŞKAN GÖNÜLLERİN ADAMI İSMAİL BARAN

BAŞKAN GİBİ BAŞKAN GÖNÜLLERİN ADAMI İSMAİL BARAN

Körfezde Bir Büyük Değer Başkan İsmail Baran

   NURBAY USTA (ÖZEL HABER)

Bazen bir habere veya bir yazıya başlarken ne yazacağınızı önceden tasarlasanız bile elinize kalemi alıp yazıya başladığınızda, kaleminiz sizi tasarladığınız gibi yazmaya zorlasa da siz öz duygularınıza hakim olamaz ve duyguların kalemi yendiğini görürsünüz.

Yazınızda bahse konu olacak kişi bir gönül adamı ve halkın teveccühü ile bir makama, bir mevkiye gelmişsse işte o zaman durup düşünmek ve anlatmakta zorluk çekeceğinizin bilincinde olmanız gerekir.

Yönetmek, idare etmek, idareci olmak veya yönetememek, idare edememek, idareci olamamak işte o an hatalar başlar. Sizde iyi ve güzellikleri iyi idare edeni iyi yöneteni gördükçe gelecek adına halk adına memleket adına mutlu olur ve güzel düşünürsünüz umutla geleceğe bakarsınız. Tam tersi idaresizlik, yönetimde ne yaptığını bilmeyen hataları gördükçe kahreder vay halimize biz kimlere kaldık dersiniz. Sonra birileri çıkar karşınıza bu karamsarlığınızı unutturur.

Konuyu dağıtmak istemiyorum ama bazı insanlara oturmuş oldukları koltuklar geniş gelir. Her ne yaparsa yapsın bunu dolduramaz veya doldurmak için sözde bir şeyler yapmaya kalkarsa da komik duruma düşer ve günün birinde bu zayıflığını aşamaz gerçek yüzünü ortaya koyar.

İşte hayatınızı içerisinde siyasetten uzaksanız hayatınızın içinde idarecilerle belirli bir hukukunuz olmadan ve mesleğinizde gazetecilik değilse bunu görme şansınzı da çok azdır ve Körfez Belediye Başkanı İsmail Baranı’ ı anlayamazsınız anlatamazsınız anlatmaya kalksanız da eksik yaparsınız.

Nurbay Usta şu an sen ne anlatıyorsun belli değil. Biraz konya eğil dediğinizi duyar gibiyim. Evet çok haklısınız ama azıcıkta bana hak verin olur mu. Hayat insana çok şey öğretiyor, dostu da düşmanı da, sahte gülüşü de, sahte sevgiyi de, yaz yazabildiğin kadar. Şu an HZ. Ali (R.A) bir sözü aklıma geldi. “İki yüzlü çıkarcı insanlardan uzak durmak çok zordur. Onlar yapmacık sevgilerini gösterip içlerinde kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğunuz sürece sana sevgi duyarlar, sen bir şeyler verdikçe mutlu olurlar. Verili olmaktan geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar…”

İşte Körfez Belediye Başkanı ise, doğru ve düzgün yapısı ile özü sözü aynı olan, hizmet etmekten mutlu olan, koltuğu korumak için temsil ettiği insanları korumak onların duygularına ortak olmak, gerçek bir lider anlayışı ile değil lider vasıflı bir kişilik ile oturduğu koltuğun değil, ilçedeki bütün koltuk ve sandalyelerde oturanların oturduğu kadar yeri doldurabilecek kapasiteye sahip bilgili ve donanımlı. Bazen soru sorarsınız aklınızda yeni sorularınız vardır ama işte size zekası ile size o soruları sordurmadan söylenmesi gerekenleri takır takır söyleyebilen, size de söyleşi sonunda teşekkür etmek gibi klasik bir bölümü bırakan, tam özünde, sözünde Belediye Başkanı İsmail Baran.

Güzel günlerde dostunuz çoktur. Karanlıkta insanı terk etmeyen dost ise bulmanın çok zor olduğu bir dönemde insanların dünyalarını, yalan üzerine kurduğu bir dünyada İsmail Baran gibi kişileri bulmak için bazen çok ararsınız ama bazen de Allah rast getirecek diye bir değimimiz var ya aynen onun gibi bir şey.

İşiniz mesleğiniz siyasetiniz ne olursa olsun önce ben insanım demekle insan olunmadığı gibi birilerinin sizi övmesi veya karalaması da İsmail Baran gibi kişileri asla değiştiremeyeceklerdir. Gönlünü insana hizmet odaklı koyan, gök kubbede hoş bir seda bırakmak isteyen insanlar size kilometrelerce uzak olsalar da bir gün bir şekilde yollarınız bir noktada birleşecektir. Bir elmasın parlaklığını, bir şelalenin şeffaflığını ve dünyada insanlara güveninizin kaybolduğu an birazcık yerinizden kalkın ve sadece 1150 km giderek Körfez Belediyesine uğrayın. Orada bir taraftan Artvin kokusu sizi bir yöne doğru çekecektir. Sakın şaşırmayın ve o kokunun geldiği yöne doğru emin adımlarla ilerleyin sizi Temmuz ayında muhtaç olduğunuz Sahara’ dan yüzünüzü tebessüm ettirecek bir rüzgar veya soğuk bir kış günündesiniz içinizi ısıtacak Papart’ ın balı. İşte sizin gittiğiniz yönde bu karşınıza çıkacak. Bir anda karşınıza yüzü hafif tebessümle gülen, koltuğun sağa sola dönmesine, yaylanmasına kendini kapatmış değil, ayakta karşılayan bir mütevazilik, olgunluk ve insana vermiş olduğu değer. Bu konuyu o bölgede araştırdım, bu sadece bize özgü bir durum olmadığı, gelen misafirlerini bu şekilde karşıladığı bilgisine ulaşmak ise insana İŞTE BU dedirttirecek kadar düşündüren düşündükçe DÜŞ-ÜN nerede tamamlanacağı için kafanızı yorarken bunun bir DÜŞ olmadığını karşınızda Bir Körfez Belediye Başkanı Sayın İsmail Baran olduğunu göreceksiniz.

Otur kulak ver dinle, hiç bir sözünü kaçırma, boşverme, kısacası kendine emek ver, emek ver ki bir cümle bir söz öğrenesin ve o söz yıllarca sana yol göstersin, ışık olsun başarı getirsin, karamsarlığın bitsin, gerçek insanları tanıyasın. Kötüleri unutasın, dinledikçe açılsın kafatasın. Hayata bağlanasın. İşte bu memleketi böğle insanlar yönetsin, idare etsin diyesin ve moral bulasın, geleceğe güvenle bakasın. Koca bir çölde kum tanesi olmak veya okyanusta su damlası olmanın önemsizliğini değil çölde ihtiyaç olan su olmak diye birini görmek istersen azıcıkta sen zahmet çekeceksin ve Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran’ı tanıyacaksın. Bataryası zayıf rüyalarınızdan uzak durup, şebeke hatalarından uzak durup full çeken bir insanlık hattı arıyorsanız adresiniz Körfez belediyesine gideceksin.

Bana göre zengin çok malı olana denmez. Zengin kalbi olana denir. Klap zenginliğinden mahrum olan kimse ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir. İşte kalbi zengin olan bu her zaman zengin ve muhteremdir. Yüreğin umutlara gebe olduğu anda Sayın İsmail Baran o bölgede halkı için, kendisine inanan ve güvenenler için, hep umut olması, onlara da ne kadar doğru karar verdikleri rahatlıklarını yaşatmaktadır.

Bunları neden niçin nasıl ve ne için yazdığımı merak edenler vardır elbette. Her düşünceye her fikre saygı duyarım, tabii düşünceme ve fikrime saygı duyulduğu sürece, başka türlüde o kadar mütevazi olamam.

Şefkat ve insaniyet duygusunu inkar mümkün değildir. Bilmem bu cümleden ne anladınız. Biliyorum birçoğunuz anladınız ama sayıları azda olsa anlamayanlar için biraz bu cümleyi açmak istiyorum. Zaten işimin adı ne ki? Ben, 2003 öncesi 10 yıl aktif siyaset yapmış il genel meclis üyeliği, İl daimi encümenliği ve o dönemde Türkiye’nin seçilmiş en genç encümeni, gazeteciyim, televizyoncuyum, yazarım. İşinin yazmak olduğu bir insan içinde yazmak en doğrusu olur dimi yani. Gazetecisiniz, televizyoncusunuz ve bu meslekte 25 yılınız geçmiş. Ayağınız bir hemşerinizin idare ettiği bir ilçeye düştüğünde ne yaparsınız ve neyi merak edersiniz?

Bir iş vesilesi ile ayağınız Kocaeli’nin Körfez ilçesine ayağınız düştü. Şimdi işin sırrına gelelim ve neden niçin yazdığıma gelelim. Hem siyaset yapmışsınız, hem araştırmacı gazetecisiniz, hemde televizyoncu. Bir hemşerinizin o bölgede yaşayan halkın teveccühünü nasıl kazandığını merak etmez misiniz? Orada ki yaşayan, Türkiye’nin her bölgesinden insanların yaşadığı o bölgedeki insanların, hemşeriniz hakkında ne düşündüklerini merak etmez misiniz? Evet, bende merak ettim ve araştırdım. Kocaeli’nin Körfez ilçesini 3 gün karış karış gezdim. Eee ne yapacaksınız şimdi. Buradan sonra geriye yazmak kalıyor. Şimdi yine merakmı ediyorsunuz? Gezdin de orda ki vatandaşlar ne diyor, memnun mu neler söylüyor? diye beni bekliyorsunuz. Bakın işte şimdi boşuna bekliyorsunuz. O zaman şimdi tekrar başa dönün ve yazılanları bir kez daha tekrar okuyun. Buda yani tam Karadeniz usülü oldu. İşte yukarıda yazdıklarımız Sanayi şehri 150 bin nüfuslu Körfez’de yaşayan insanlar diyor. Oh be rahatladım şimdi. Bir an anlatamayacağım diye telaşa kapılmıştım. Ayağımda zincir yok, zindanda da değilim hürüm şimdi. O zaman beni biraz rahat bırakında yazıma devam edeyim.

Pırıl pırıl bir şehir. Yaşlılar için, engelliler için, her vatandaş için ne gerekliyse o yapılmış. Avrupa ifadesini pek sevmem. Çünkü birçoğumuz Avrupa’nın maskaralıklarını aldığımız için ama bunun dışında Avrupa’nın güzelliklerinin alınmış olduğu bir şehir diyeyim tam bir Avrupa şehri. Tanıtım için süreli yayınlar yapılıyor. Dergiler, kitapçıklar çıkarılıyor. İşte onun için Körfez ilçesinde yüzlerce insanla konuştum. Halkın yüzde 85 inde bir memnuniyet olduğunu görünce bize de bunu kendimize has uslübumuzla yazıya dökmek kaldı. Dökerken de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü döktüğünüz şey bir daha yerine koymanızın oldukça güç olduğu bilinci ile dökmelisiniz. Körfez halkının minnet ve şükran duygularını yazmaya çalıştım. Bu büyük ruhu anlatırken ifade edememekten korktum ve bir an Körfez halkının Sayın İsmail Baran için “O çok aziz” lafını kullandıklarını duyunca rahatladım.

Hayat bir savaştır. Savaşta savaşçıların kaderi ölümdür. Sonuçta ölseniz de şöhretiniz kalacak. İşte bu sizi binlerce yıl yaşatmaya yetecek. Yapmacık olmayan, gösterişten uzak, yüksek soyluluk, onun insanlara vermiş olduğu en büyük hediyedir. Engin secaat ve sadakatlerini, üstün vatanseverliklerini gönlünde gururla muhafaza ettiğini gördük. Vatan aşkından bir insan yapısı ne demek duydunuz mu bilmem ama işte bu Sayın İsmail Baran mütevekkil ve sakin Anadolu çocuğunun kendisi idi!… Savaşın zevkini yaşayacak kadar kararlı olduğunu duyduk. Çünkü bu savaşın insanlığa hizmet yolunda bir ölümsüzlük ve fıtratında asalet uçan bir gül adının binlerce yıl yaşaması anlamına gelmekteydi.

Hele duyduğum bir söz vardı ki sanki bana artık bu yazıya burada nokta koy dercesine bir ifadeydi. Körfez ilçesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi, Sahil Caddesi, Gaziler Caddesi, Pazar Caddesini gezdikten sonra Bağdat Caddesi boyunca yürürken yaşının 75- 80 arası olduğunu düşündüğüm ak sakallı bir dedeye Belediye başkanınız nasıl? Beğeniyor musunuz? sorusunu yönelttiğimde dededen aldığımız cevap: “Bu bizim Belediye Başkanımızı mı soruyorsunuz?” Bizde “Evet evet” deyince, Muş’ lu olduğunu öğrendiğimiz dedemiz devam etti, “O ün peşinde değil, insan ayırt etmeyen, bizlere çok iyi bakan, bizim torunlarımıza bir şeyler bırakmaya çalışan onun için mücadele eden bir insandır. Her hafta Çarşamba günleri “Halk Günü” yapıyor Körfez halkından isteyen o gün halk gününe katılıyor ve Belediye Başkanına derdini, sorununu anlatma imkanı buluyor. Daha ne olsun ki” dedi. Başkana seçimde oy verdiniz mi? diye sorunca dedemiz bir an durup yutkunduktan sonra çok üzgün bir ifade ile onun seçiminde ona oy vermedim. Vermediğim içinde şimdi çok pişmanım. Ama onun hatırına, onun bu güzel çalışmalarından dolayı 1 Kasım 2015 seçimlerinde oyumu AK Partiye verdim dedi. Birde dedemizin bize bir sorusu vardı. Sohbeti koyulaştırdığımız dedemiz bizlere, “Yavrum siz nerelisiniz? sorusuna biz Artvinliyiz deyince dediğimiz “Belediye Başkanımızda Artvinli. “Bu Artvinliler hep mi bu kadar iyi insanlardır?” dedi. Biz bunu duyunca hani dört köşe olduk diye bir deyim var ya işte bizde dört köşe olduk. O an neler geçti aklımdan neler neler ah bir bilseniz. 12 yıldır Artvin’i karış karış gezip dağını taşını örfünü adetini geleneklerini göreneklerini çektim yayınladım Artvin’i tanıttım. Şu anda da TRT’ nin Yurt Haberler Muhabirliğini, ATV-AHABER inde Bölge temsilciliğini İHA Muhabirliğini yapıyorum. Kendime ait bir haber sitesi ve birde WEB Televizyonu (www.nurbayusta.web.tv) var. İşte dedemizin bunu söylemesi sonucunda Gördüm ki Sayın Başkan İsmail Baran’ın 1,5 yılda tanıttığı kadar iyi tanıtamamışım.  Dedemizin bunu söylemesi sonucunda biz Körfez Belediye Başkanımızı Sayın İsmail Baran’ın memlektimizi de nasıl iyi tanıttığını ne kadar iyi temsil ettiği gururunu yaşadık. Gerçek Artvinli bu dedik. Sadece telefonun gelen çağrı müziğinde Atabarı çalmakla, arabasının arakasında plakanın son rakamlarını 08 almakla olunmuyor. Hiç kimse başarı merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır. Bunun içindir ki bu başarı merdivenlerini tırmanan ve başarıyı yakalayan bu örnek ve gurur duyduğumuz hemşerilerimize hiç bir siyasi parti anlayışı düşünmeden kayıtsız ve şartsız destek olmamız Artvinlilik ruhuna en yakışanıdır diye düşünüyorum. Hele bu söz gurbette her zaman birbirine muhtaç olan ve birçok kültürlerin arasında Artvin kültürünü ve Artvinlilik profilini ön plana taşımanın yolu da işte budur. Gerçek Artvinlilik, birlik ve beraberlik ruhu ile bu hemşerilerimize karşı ki izleyeceğimiz olumlu ve yanında olacağımız hal ve hareketlerdir. İnsanın iki gözü bir dili vardır. Bu gözlerimizin gördüğüne değil de, kendi kaprislerinize göre yazmak çizmek ve konuşmak bu başarılı hemşerilerimizi üzdüğü gibi sizlerin bu art niyetli ve gereksiz siyasi konuşmalarınızda o şahsa değil Artvin’e ve Artvinliye zarar verir. Doğru anahtarla her şeyi söyleyebilirsiniz ama yanlış anahtarla hiç bir şey söyleyemezsiniz. İşin tek inceliği anahtarı oluşturmaktır. İşte bu anahtar Marmara bölgesinde İsmail Baran’dır. Siz neyi denersiniz bilmem ama söyleyecek bir sözü olmayanlarında sadece söylemek olsun diye söz söylememeleri gerekir. Bu memleket bir şeyler bekliyor. Gençlerimizin memleketimizin geleceğini siyasi egolarınız uğruna geleceğimizi berbat etmeyin. Gelecekte de başarılı insanlar çıkarmak istiyorsanız A-B- C görüş ideoloji felsefe sosyolojı vs demeden destek olmalı. Destek olmalı ki İsmail Baran’ ların sayısı artmalı. Büyük insanların ulaştığı ve koruduğu yükseklik, ani bir sıçrayışla erişilmiş değildir. Bu başarıyı yakalayan insanlar sizler uyurken onlar herkese yardım ve sevgi göstererek dürüstlükten ayrılmayarak yakaladılar. Allah’ın bize bahşettiği doğruyu ayırt etme yeteneği ile başladıkları ve başardıkları bu yolda yürüdüler.

Sizler konu ile ilgili alakalı bulun veya bulmayın Sayın Başkan İsmail Baran’ın insana vermiş olduğu değeri görünce belki topluma birazcık faydamız olur diye düşündüğüm için bir paragraf yazımı okumaya da gayret edin olur mu?

Peygamberimiz, insana öncelikle insan olduğu için değer veriyordu. Bunun en güzel ve çarpıcı örneklerinden biri şudur: Bir gün Hz. Peygamber sahabeden bir grupla otururken yakınlarından bir cenaze geçmiş ve Peygamberimiz (sas) cenazeyi görünce ayağa kalkmıştı. Yanında bulunanlar, onun bir Müslüman cenazesi olmadığını, Yahudi cenazesi olduğunu söyleyerek, ‘ayağa kalkmanız gerekmezdi’ demek istemişlerdi. Onların bu sözü üzerine Hz. Peygamber, “Müslüman değilse insan da mı değil?” cevabını vermişti.
Peygamberimiz incelik, zarafet ve nezaket insanıydı. O’nun çevresine rahatsızlık verecek bir tavır ve davranışı yoktu. O, insanların gönüllerini alır, onları nefret ettirmezdi. İnsanlara güler yüzlü davranır, güzel muamele ederdi. Kötü huylu, kaba dilli ve katı kalpli değildi. Kimseyle çekişmez, kötü söz söylemez, kimseyi ayıplamazdı.
O, son derece edepliydi. Çünkü ilahi terbiyeye mazhar olmuştu. O, insanlık için en mükemmel örnektir. Bu, O’nun gönderiliş gayesidir. Çünkü bizzat kendisi, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur. Kur’ân da, “Şüphesiz ki sen yüce bir ahlak üzeresin.” diyerek bu hususu teyit eder.
Hz. Âişe diyor ki: Bir gün Allah Rasûlü odama girdi, kıbleye döndü ve ellerini açarak şöyle dua etti: “Allah’ım! Ben bir beşerim, şayet kullarından birini üzüp incitmişsem, beni bu yüzden cezalandırma.”
Peygamberimize yakınlığıyla bilinen Enes b. Mâlik anlatıyor: “Allah Rasûl-ü’ ne on yıl hizmet ettim, bana hiç öf demedi. Yaptığım bir şey için “bunu niye yaptın?” yapmadığım bir şey için de “bunu niye yapmadın?” demedi.” Çünkü O, yine Enes b. Mâlik’in ifadesiyle, insanların en güzel ahlaklısı idi.
Peygamberimiz, ideal Müslüman’ı şöyle tarif etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden, diğer Müslümanların zarar görmediği (incinmediği) kimsedir.”
Rasûlullah (sas) ayrıca, bir Müslüman’ı inciten/eziyet eden kimsenin kendisine eziyet etmiş olacağını, kendisine eziyet edenin de Allah’a eziyet etmiş olacağını belirterek, Müslümanları incitmeme konusunda uyarmıştır

Mü-min omuzları yumuşak kimsedir (iyi geçimlidir). O din kardeşine rahatlık verir. Münafık ise uzak durur. Ve kardeşine sıkıntı verir. Mü min selam vermekte atılgandır. Münafık ise bakar ki önce kendisine versinler.

(Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis s.230

YÜREK DİKENE KONSA KANIMIZ DOSTA GİDER,GÜNLER VUSLATI ANSA CANIMIZ DOSTA GİDER, SEVGİLER DUA OLUR DUALAR DOSTA GİDER, BU DOST DOSTUNA HAYIRLI GÜNLER DİLER

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

TemaFabrika