Dolar : Alış : 5.8826 / Satış : 5.8932
Euro : Alış : 6.6316 / Satış : 6.6436
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin27°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1474 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

BANA MI SORDUNUZ

29 Temmuz 2016 - 714 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»BANA MI SORDUNUZ
BANA MI SORDUNUZ

BANA MI SORDUNUZ

 

İç ve dış politikanın olmazsa olmazı ‘TUTARLILIK’tır. Her devlet  milli çıkarlarına uygun bir dış politika belirler ve onu istikrarlı biçimde sürdürür. Bunlarda mantıklı değişimler elbette gerekir ama ani frenler, keskin dönüşler, çark etmeler devletin şahsiyetine zarar verir.

*

İsrail’le olan ilişkilerin çizgisini biliyorsunuz. Önce tezgahtan “One mınıt”lar, ardından gizli pazarlıklar. Toplum önünde , kameralara karşı ise hep seçmene hoş gelecek artistik söylemler .

*

Gün oldu zorlanmaya başladı iktidar. Manevra alanı azaldı. IŞİD-PKK-PYD derken eli ayağına dolandı. Sonra birileri girdi devreye. “İsrail’le zaten küs değildik; ama kamuoyu önünde de barış dediler.”

*

Zorunlu olarak tornistan etti  iktidar. İyi-kötü bir mutabakat hazırlandı. Onu tartışmak değil maksadım. Bir davranış analizi yapmak gayretindeyim.

*

Devletin çıkarları, kişisel hırslardan, öfkelerden önde gelir elbet. Kişi gerektiğinde kendini de harcar bu uğurda. Ama eğer davranışlarında, sözlerinde bir tutarlılık bir samimiyet yoksa kıyasıya eleştirilir.

&&&

Bu bağlamda aşağıda üç farklı konuşmadan bölümler var. Bunlar Cumhurbaşkanının başbakanlık dönemindeki konuşmaları. Mavi Marmara kurbanların adlarını söyleyerek ve seçmeni galeyana getirerek yaptığı oy istismarları işin cabası…

*
Bu sözlerin sahibi bugün Mavi Marmara için diyor ki: ” Giderken dönemin başbakanından izin mi aldınız?” 

*ÖNCE KONUŞMALAR:

1.‘İsrail’in Mavi Marmara’ya bir kini var. Pensilvanya’nın da aynı sebeple Mavi Marmara’ya karşı bir kini var. Ne diyordu? Otoriteden izin aldınız mı? Otorite kim? Güney’deki sevdikleriniz mi, yoksa biz miyiz? Eğer otorite Türkiye’de biz isek, biz zaten o izni verdik?’ 16 Temmuz 2014-İFTAR SOFRASI
*
2.“Bugün Ortadoğu sokaklarında, caddelerinde ‘şükran Türkiye’ nidaları var. Yere göğe sığdırılamayan bir Türkiye var. Bugün tüm dünya gibi Filistin’e sırtını dönen değil, Filistin’in yanında yiğitçe, mertçe, insanca yer alan bir Türkiye var. Ama ortaya bir Kılıçdaroğlu çıkıyor. İsrail’e ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, biz olsaydık Mavi Marmara’ya izin vermez, onları göndermezdik. Düşünebiliyor musunuz, Gazze’ye insani yardım gidecek, bunu göndermezdim diyor. Sen ne işe yararsın ya? Kayseri’ye sesleniyorum, 12 Haziran’da Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine, Filistin kaçkınlarına, Mavi Marmara’ya izin vermezdim diyenlere haddini bildirmeye var mısınız?”29 Mayıs 2011. KAYSERİ MİTİNGİ

*
3.“Biz, CHP’nin yeni Genel Başkanı’nın ulusalcıların, çetelerin bir projesi olduğunu biliyorduk. Bu Kılıçdaroğlu, İsrail’e, Tel Aviv’e her fırsatta selam gönderiyor. Ne diyor? Biz olsaydık Mavi Marmara’yı göndermezdik. Gazze’deki, Kudüs’teki, Ramallah’taki, Nablus’taki fosfor bombalarıyla öldürülmüş o masum bebeklerin hatırına o geminin adını ağzına almaz, onuru varsa kalkar Akdeniz’deki korsanlığı eleştirir. İzin vermemek nedir ya!”4 Haziran 2011-ADANA MİTİNGİ

*

Bir bu sözlere bakalım bir de  şimdi dediğine:”Giderken dönemin başbakanından izin mi aldınız?” 

*

Aldılar efendim aldılar. Siz işin buraya varacağını tahmin etmiştiniz, bile bile gönderdiniz, oy için harcadınız onları. Bildiğiniz içindir ki partinizin mebusları talimatınız gereği Mersin limanında -tıpkı batmaya başlayan gemideki fareler gibi- gemiyi terk ettiler.

*

Elbette siz de Mavi Marmara’dan payınıza düşeni aldınız. O şehitlerin sırtına bindiniz seçim meydanlarında. Gazze’ye Ramallah’a selamlar gönderdiniz. İsrail’e, Sisi’ye kurusıkı salladınız. Muhalefete bolca kalay yolladınız ve önce cumhurbaşkanlığını, sonra da büyük bir çoğunlukla iktidarı elde ettiniz.

*

Belli ki istediğiniz durağa vardıktan sonra inip devirdiğiniz demokrasi treni gibiydi Mavi Marmara da. Hedefinize vardıktan sonra torpillemekte bir mahzur görmediniz.

*

Zatınızı iyi tanıyoruz artık. Sevgilisini’ Sen saraylara layıksın.’ diyerek tavlayıp Simit Sarayı’na götüren ve hesabı da ona ödeten bir güvenilir(!) sadık, vefalı bir aşıksınız siz.

*

Yurt dışında el birliğiyle, Müslüman televizyonu, İslâm Nizamı  kuracağız diye  kandırıp paralarını Fenerlediğiniz, Kanal 7’lediğiniz,İslamî Holdinglediğiniz gurbetçiler isyan ettiklerinde de ” Verirken bana mı sordunuz? “diye azarlamıştınız onları.

*

Yani yarı yolda bırakma ve satış konusunda sınır tanımayan bir uzmandır zatınız. Oyun oynamakta ve  toplum çoğunluğunu istediğiniz havada oynatmakta da hayli ustasınız.

*

Mavi Marmara’yı oya tahvil ederken oyun güzeldi. Para için, koltuk için, maça sıkıştığı için  Mavi Marmara şehitlerini satmak gerekince yine güzel.

*

En güzel olan da tepedekinin ağzından çıkana göre pozisyon alan böyle bir seçmen tabanına sahip olmak herhalde…

*

Bakın dün İsrail’e numaradan salladığınızda alkışlayanlar şimdi kucaklaşmanıza alkış tutuyorlar. Aman değerini bilin onların, tepe tepe kullanın. İşiniz bitince satın.

*

Hatta  sizi ciddiye alıp 3-5 çocuk yapan, sonra kapınızda iş isteyene de “ Bunları yaparken bana mı sordunuz?” deyin.

*

Olur ya bir gün akıllanırlar, düşünmeye başlarlar da kendilerini kullandırtmazlar.

*

Benden söylemesi…

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika