Dolar : Alış : 5.5398 / Satış : 5.5497
Euro : Alış : 6.1414 / Satış : 6.1524
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1494 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Artvin Demokrasi Güçleri Platformu’ndan Tutuklanan Gazetecilere Destek

30 Kasım 2015 - 761 kez okunmuş
Ana Sayfa » Artvin»Artvin Demokrasi Güçleri Platformu’ndan Tutuklanan Gazetecilere Destek
Artvin Demokrasi Güçleri Platformu’ndan Tutuklanan Gazetecilere Destek

Artvin Demokrasi Güçleri Platformu’ndan Tutuklanan Gazetecilere Destek

Artvin’de Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması Protesto edildi.

Artvin Demokrasi Güçleri Platformu adı altında toplanan vatandaşlar, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanmasıyla ilgili ortak bir basın açıklaması yaptılar.

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT TIR’ları soruşturması kapsamında tutuklanması birçok kentte protesto edildi. Artvin’de basın açıklaması yapıldı. Kızılay İş Hanı önünde gerçekleşen basın açıklamasına, Cumhuriyet Halk Partisi, Artvin Barosu,  Yeşil Artvin Derneği, 78’liler, Eğitim Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği, Halk Evleri, Birleşik Haziran Hareketi, TMMOB, Cumhuriyet Okurları Derneği temsilcileri  ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ellerine aldıkları Cumhuriyet Gazeteleriyle “özgür basın susturulamaz”, diye slogan attılar. Artvin Demokrasi Güçleri Platformu atı altında gerçekleştirilen ortak basın açıklamasını İlyas Şahin yaptı.  Şahin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bilindiği gibi MİT TIR’ları soruşturması olarak bilinen soruşturmada, geçtiğimiz Perşembe günü Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklanarak cezaevine gönderildiler. Öncelikle herkes şunu iyi bilmelidir ki, bu bir tutuklama değildir. Çünkü tutuklama sadece delillerin karartılması veya sanıkların ya da şüphelilerin somut kaçma tehlikesi varsa uygulanması gereken bir tedbirdir. Şüpheli olarak adı geçen bu iki gazetecinin şimdiye kadar kaçmamış olmaları ve kamuoyunun daima önünde yer almaları, kaçma ve saklanma ihtimallerinin bulunmadığının ispatı niteliğindedir. Soruşturma konusu da esas itibariyle yayınlanmış bir haberden ibaret olduğuna göre delillerin karartılmasından da söz edilemeyeceği açıktır. O halde bu tutuklama nedir? Neyin nesidir? Bu tutuklama ceza muhakemesi kanununa göre de, anayasaya göre de, Avrupa insan hakları sözleşmesine göre de aykırılığı tartışmasız bir baskı ve yıldırma amaçlı keyfi işlemdir. Bu tutuklama, gazetecilik mesleğine ve halkın gerçekleri öğrenme hakkına tehditkâr bir sınır çizmiştir. Bu sınırın açık anlamı, ancak iktidarın arzuları doğrultusunda haber yapılabileceği ve iktidarın bilinmesini istemediği şeylerin topluma anlatılmasının YASAK olduğu ve bu sınırı ihlal edenlerin cezaevlerine kapatılacağıdır.  Bu tutuklama, haberin içeriğine ilişkin siyasi iktidar temsilcilerinin yaptığı yalanlamalarla da önemli bir çelişkiye düşmektedir. Haberin içeriği, yetkililerinin söylediği gibi gerçek dışı ise ortada ifşa edilmiş bir devlet sırrı yok demektir. Yok haberin içeri gerçek ve devlet sırrı ise, bu durumda da soruşturulması gereken gazeteciler değil, terör örgütüne silah ve mühimmat sağlayanlardır. Dolayısıyla gazetecilerimiz hakkında ceza soruşturması açılmış ve tutuklama kararı verilmiş olmasının etkisi; yalnızca uluslararası camiada ülkemizi demokrasi ve insan hakları açısından itibarsızlaştırmakla kalmayacak, bu büyük çelişki ülkemizi izahı fevkalade zor ve sonuçları uluslararası hukuk açısından ağır olabilecek bir çıkmaza da sokacaktır. Türkiye bunu hak etmemektedir. Bugün yargı eliyle verilen bu zarar, dileriz ki yine yargı eliyle en kısa sürede telafi edilsin. Anayasamıza göre basın özgürdür ve sansür edilemez. Basın özgürlüğü ortadan kaldırıldığında halkımız Siyasi İktidarların Uygulamaları Hakkında Bilgi Edinme haklarını yitirirler. Böylece siyasi iktidarlar denetimsiz kalır. “ tarih, denetimsiz kalan siyasi iktidarların toplumları felakete sürüklediği nice örneklerle doludur! ve tarih bundan ders almayanlar yüzünden tekerrür eder.”

İlyas Şahin basın açıklamasının devamında;” Bu basın açıklamasıyla siyasi ya da başkaca hiçbir faydayı gözetmiyoruz. Ülkemizde yaşananlar bir birey olarak herkesi ilgilendiren, herkesin bir gün mutlaka ihtiyaç duyacağı hukuki ve demokratik hakları savunması gerektiği yönünde bir farkındalık yaratma çabasıdır. Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından söz alan Artvin Baro Başkanı Ali Uğur Çağal, Diyarbakır’da Basın Açıklaması yaptığı sırada Diyarbakır Baro Başkanı’nın vurularak öldürüldüğü haberini verdi. Bu saldırıyı kınayan grup daha sonra sessiz bir şekilde alandan ayrıldı.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika