...
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 1706 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

AAH ŞU CUMHURİYET… !

14 Ekim 2015 - 932 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»AAH ŞU CUMHURİYET… !
AAH ŞU CUMHURİYET… !

AAH ŞU  CUMHURİYET…!

Cumhuriyet, ilan edilişinin 92. yılında halâ  en çok tartışılan kavramlardan biri canım ülkemizde.

*

Bir yanda cumhuriyetin sırtına binen  ama onun slogan yönünü aşıp özüne giremeyen hayli kalabalık bir toplum kesimi var.

*

Diğer yanda ise bugünüyle, bugünkülerle hesaplaşmanın zorluğunu ve risklerini göze alamayan ama durmadan  Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının en büyük eseri olan cumhuriyete ve onun temsil ettiği kişilere, değerlere kıyasıya saldıran kindar ve rövanşist bir  gafiller ordusu.

*

Önce şunu belirtmek gerek. CUMHURİYET bir kavramdır, giysidir, zarftır aslında. Önemli olan onın temsil ettiği değerlerdir.O giysinin içinde kimin olduğu, o zarfın içine ne konduğudur.

*

Bugün dünyada adı cumhuriyet olan nice ülke vardır ki yönetim biçimi mutlak bir diktatörlüktür.

*

Tam tersine, adı krallık olan nice çağdaş ve demokratik devlette ise halk kralın varlığının farkında bile değildir.

*

Bu tabloda 92 yıllık CUMHURİYET’imizi nerede konumlandıracağız?

*

Cumhuriyetin ilan biçimini, o yıllardaki kimi uygulamaları  buradan bakarak değerlendirdiğimizde  tam anlamıyla demokratik bir yapı olduğu söylenemez elbette.

*

Ama söylenen sözler, yaşanan olaylar,  yaşandıkları döneme göre anlam ve değer kazanırlar.

*

Dünyada Hitler,Mussolini, rüzgarının esmeye başladığı yıllardır Cumhuriyetin ilk yılları.   İkinci Dünya Savaşı’nın gerçek nedeni olan büyük   ekonomik krizi yaşamaktadır tüm devletler.

*

Osmanlı, kozmopolit toplum yapısı gereği, millet kavramını reddetmiş, hatta Türk adını küçüklük timsali olarak kullanmıştır çağlarca.

*

Bu yüzdendir ki millet bilinci,vatan kavramı oluşmamış, savaş yorgunu, asırlardır süren savaşlarla özellikle erkek nüfusu yok olmuş bir toplum üzerine inşa edilmeye çalışılan bir cumhuriyettir söz konusu olan.

*

İmparatorluk döneminde adına TÜRK bile denilmeyen çoğunluk, ve elbetteki diğer Müslüman unsurların işi  ya rençberlik ya çobanlıktır. Bir de hiç bitmeyen  savaşlarda gidip dönmememek. Tüm akçeli işler ve zenaatlar gayrimüslim tebaanın tekelindedir.

*

Hemen hiçbir sanayi tesisi yoktur. Tüm kaynaklar Osmanlının borçları karşılığında Duyun’u Umumiye tarafından Avrupa’ya aktarılmaktadır. Meslek  sahibi zenaat erbabı yurttaş yok sayıdadır. Erkek nüfus az ve hayli yaşlıdır.

*

Böyle bir insan yapısıdır, olmayan bir endüstridir  eldeki malzeme. Bu temel üzerine  sağlam bir bina inşa etmeye  çalışanların çabalarını ,günün zorlayıcı şartlarından doğan ve demokrasiden sapma olarak düşünülebilecek uygulamalarını buradan, 90 yıl sonrasından  bakarak yargılayamayız.

*

Ancak şunu bir gerçek olarak görüp kabul etmek bence doğru olacaktır.

*

Cumhuriyet yönetimi,tüm iyiniyetli çabalara karşın  özellikle çağdaş kültürel değerler inşası noktasında hayli zorlanmış ve ancak dar alanda başarılı olabilmiştir ki bu doğaldır. Çünkü kültür  çağların  birikimiyle oluşur ve elbette ki kısa zaman dilimlerinde değişmesi beklenemez.

*

Ama genç cumhuriyetin özellikle ilk 20 yılını, bu süreçte  eğitim, tarım, sanayi, ulaştırma ve bayındırlık alanında yapılanları  düşünürsek olağanüstü başarılı, destansı bir dönemdir bu dönem.

*

Hemen hiçbir iş makinesinin, motorlu tarım aracının olmadığı bir dönemde, kazma-kürekle  kurulan yüzlerce fabrikadan, binlerce kilometre karayolundan  üç bin kilometreye ulaşan  demiryollarından, limanlardan,sıfırdan inşa edilen binlerce eğitim kurumundan söz ediyoruz.

*

Ve elbette ki onların o zor şartlarda kurdukları bu gözde tesisleri satmakla bitiremeyenlerin o günlere dönük, karşılaştırmalar yapmalarından insafsızca suçlamalarda bulunmalarından; üstelik bunu yaparlarken  yüzlerinin kızarmayışından   utanıyoruz.

*

Konu geçmiş olduğunda iş kolaydır. Olumlu-olumsuz yönleriyle tarihte yerini alanları yargılamak, sorgulamak çocuk oyuncağıdır.

*

Bu, bir toplumsal travmadır, kitlesel bir ruh hastalığıdır aslında.

*

Züğürtler, züğürtlükleri düzeyinde eski defterlere merak sararlarmış.

*

Kendileri bir şey yapamadıklarında ya rüyalara, masallara sığınır ya da tarihin sayfalarını karıştırarak oradan işlerine yarayacak;yaralı, kompleksli ruhlarını tedavi edecek  sahneler seçer, onlarla teselli bulurlarmış.

*

Bu Osmanlı için de geçerlidir. Bugün 600 yıllık şanlı ecdadımız diyerek Osmanlı’ ya özlem duyanları dinliyoruz. Ağızlarında Fatih, Yavuz, Kanuni ve bir miktar da Abdülhamit’ten başkası yok. Bu söylemlerini ciddiye alırsak diğer 32 padişah sanki yaşamamıştır bu topraklarda.

*

Osmanlı’nın sadece üç kıtaya yayılan yüzölçümüdür onları ilgilendiren. O büyük coğrafya içindeki bu görkemli devletin özelikle son 300 yılındaki bilim, kültür ve iktisat düzeyinin yerlerde sürünen halini görmek istemezler.

*

Bu sağlıksız ruh hali,Osmanlı’yı yok saymak  ya da tümden mahkum etmek isteyen bir kısım  toptancı cumhuriyetçiler de görülür.

*

Tarihte yaşanan her olayın her davranışın, söylenen her sözün kendi içinde bir mantığı,onu doğuran bir gerekçe  vardır.

*

O yılları bugünün terazisiyle tartıp hüküm vermek sağlıklı bir sonuç doğurmaz.

*

Tarih okunur, araştırılır, öğrenilir.Ders alınır, gelecek için uygun yol haritaları çıkarılır ondan.

*

Tarihin ve tarihsel şahsiyetlerin üzerinde hoyratça tepinilemeyeceği gibi onlarla kuru kuruya böbürlenilmez.

*

Tarihi yargılamak, tarihle yüzleşmek, kulağa hoş gelen ve görece kolay söylemler. Tarihle övünmek dersen daha da kolay.

*

Doğrusu bu değildir ama. Asıl yapmamız gereken bugünü yargılamak, bugünle, bugünkülerle  özellikle kendimizle  yüzleşmek olmalıdır.

*

Ölüleri mezardan çıkarak yargılamak değildir çözüm. Bazı riskleri göze alarak dirileri yargılamadıkça ancak yerimizde sayarız.

*

Kafamızı değiştirmedikçe kendi elimizle kurduğumuz sahte bir dünyada debelenmeye, kendimiz çalıp kendimiz oynamaya, birbirimizi pışpışlayıp uyumaya devam ederiz.

*

Cumhuriyeti hak eden, hakkıyla anlayan ve onu yüceltmek için slogan atmaktan daha çok şey yapan alnı terli, elleri nasırlı emekçilerin, gözü-gönlü açık, kalem ve düşünce erlerinin CUMHURİYET BAYRAMLARINI kutluyorum.

*

TOPLUMUN TÜM KESIMLERININ   CUMHURİYETİ SÖZÜYLE  DEĞİL HAKKIYLA ANLAYACAK, DEĞERLENDİRECEK, ONU ÇIKARLARI İÇİN KULLANMAK, DÜŞMANLIKLA TEPMEK YERİNE, YÜCELTECEK,İÇİNİ DEMOKRASİYLE DOLDURACAK   BİR ANLAYIŞ  VE EYLEM DÜZEYİNE ULAŞMALARINI DİLİYORUM

 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler : ,
TemaFabrika
Teknik Destek